Türkiye, İklim Kriziyle Savaşmıyor

    • makale

    Bu internet sistesi çerezleri kullanmaktadır. Bu siteyi gezmeye devam ederek, çerezlerin kullanımı hususunu kabul ediyorsunuz. Daha fazla ayrıntı

    • Türkiye, İklim Kriziyle Savaşmıyor

      Türkiye, Paris Anlaşmasına Olabilecek En Kötü Şekilde Uymuyor



      İklim krizini dizginlemek için atılmış ilk uluslararası adım olarak görülen,195 ülkenin imzaladığı Paris Anlaşması'nın hedefi, küresel ısınmayı 1.5oC'nin altında tutmak. Ülkelerin bu hedefe yönelik davranışlarına göre, altı kategori var. En kötüden en iyiye giden şekilde;


      Kritik derecede yetersiz (4oC üstü ısınmaya yönelik davranış)

      Yüksek derecede yetersiz (4oC dereceye kadar ısınmaya yönelik davranış)

      Yetersiz (3oC dereceye kadar ısınma yönelik davranış)

      2oC uyumlu

      1.5oC Paris Anlaşması uyumlu

      Rol Modeli



      Türkiye bu kategoriler içinden en kötüsü, yani Kritik Derecede Yetersiz kategorisine giriyor. Bu sonuç şaşırtıcı değil. Aşağıda Türkiye'nin sera gazı salınımları var.




      Grafik kaynağı


      Türkiye'nin elektrik üretiminde en çok kullandığı kaynak, hala kömürdür. Kömür kullanımının azaltılması, Paris Anlaşması'nın öncelikli hedeflerinden birisi. Küresel olarak, 2020-2030 arasında kullanımın üçte iki oranında indirilmesi, 2050'de tamamen kesilmesi gerekiyor.

      Türkiye'de elektrik üretiminde, kömürü, bir başka sera gazı salan yakıt olan doğalgaz izlemekte.




      Kaynak: Türkiye Enerji Görünümü 2018 Raporu fakat grafik 2016 verilerine dayanıyor


      Yıllar içinde yenilenebilir enerjide bir miktar artış olsa da, çok yetersizdir. Aynı zamanda elektrik üretimi için ve genel olarak taşkömürü tüketiminde, yıllar içinde bir artış gerçekleşmiştir.



      (Bir üstteki rapordan)


      Son olarak, Türkiye'de iklim değişimiyle yaşama ve sera gazı salınımını azaltma açısından, üç büyük şehir arasından sadece İzmir'in bir planı var.
    • Muhammed yazdı:

      Bizim ülke niye böyle? Anlaşmaya uymak o kadar zor mu?
      Malesef bu sefer, bu konuda yalnız değiliz. Dünyanın en çok sera gazı salınımı yapan 10 ülkesinin hiçbirisi koyulan 1.5 derece hedefine ulaşmadı. İçlerinden sadece bir ülke 2 derece kategorisinde, o da Hindistan. Türkiye, bulunduğu "en kötü" kategorisini, başka devletlerin yanısıra Rusya Federasyonu ve ABD ile paylaşıyor.
    • Feindbild yazdı:

      Muhammed yazdı:

      Bizim ülke niye böyle? Anlaşmaya uymak o kadar zor mu?
      Malesef bu sefer, bu konuda yalnız değiliz. Dünyanın en çok sera gazı salınımı yapan 10 ülkesinin hiçbirisi koyulan 1.5 derece hedefine ulaşmadı. İçlerinden sadece bir ülke 2 derece kategorisinde, o da Hindistan. Türkiye, bulunduğu "en kötü" kategorisini, başka devletlerin yanısıra Rusya Federasyonu ve ABD ile paylaşıyor.
      Çin de geri adım atıyor diye duydum hocam neden herkes bu kadar korkuyor?
    • Muhammed yazdı:

      Feindbild yazdı:

      Muhammed yazdı:

      Bizim ülke niye böyle? Anlaşmaya uymak o kadar zor mu?
      Malesef bu sefer, bu konuda yalnız değiliz. Dünyanın en çok sera gazı salınımı yapan 10 ülkesinin hiçbirisi koyulan 1.5 derece hedefine ulaşmadı. İçlerinden sadece bir ülke 2 derece kategorisinde, o da Hindistan. Türkiye, bulunduğu "en kötü" kategorisini, başka devletlerin yanısıra Rusya Federasyonu ve ABD ile paylaşıyor.
      Çin de geri adım atıyor diye duydum hocam neden herkes bu kadar korkuyor?
      Çin de yüksek derecede yetersiz kategorisinde. ABD ve Rusya kadar kötü olmasa da, o da gayet kötü.

      Nedenine gelirsek, içinde yaşadığımız ekonomik sistem böyle. Minimum sürede maksimum kâr mantığıyla çalışıyor. Bu yüzden, iklim kriziyle savaşmak gibi, uzun vadeli uğraşlar yatırım almıyor. Üstelik işin daha bir saçma yanı, uzun vadede iklim değişikliği ekonomik açıdan da çok daha zararlı olacak. Hatta pek çok iklim bilimci, kendi başına bırakılırsa medeniyeti yok etme şansını yüksek görüyor. Çok uzak bir zamanda da değil. 2050-2100 arası etkileri çok daha ağır hissedilmeyece başlayacak. Bizim nesil bunlara maruz kalacak.

      Şu an içinde yaşadığımız ekonomik sistem değişmeden, iklim değişimiyle doğru düzgün savaşabileceğimizi düşünmüyorum. Hatta bunu düşünmek en kötü cinsten bir hayalperestlik. Bütün insanlığa zarar veren bir tanesi. Kapitalizm ve onun bir uzantısı olan tüketim kültürü dünyaya hakim durumda. Kapitalizm tamamen kalkmasa bile, köklü bir değişime uğramadan ve tüketim kültürü yok edilmeden bu gerçekleştirilemez.

      Son olarak, olayı tek tek kişilere yüklemeye çalışanlar var. Özellikle kimi haberler böyle. İklim değişimine karşı nasıl daha az enerji tüketirsiniz vb. Bu tarz bir düşünce, sorunun asıl kaynağını görmeyi engelliyor. Dünyadaki endüstriyel sera gazı salınımının %71'inden 100 şirket sorumlu. Bu şirketler bu konuda bilinçsiz de değil. Hatta dünya petrol devi ExxonMobil şirketinin 1982'de yaptırdığı bir araştırmaya göre, endüstri o zamanki şekilde devam ederse, 2020'de CO2 miktarının 400-420 ppm'e ulaşacağını gördüler. Şu an 410 civarındayız ve 420'ye gittikçe yaklaşıyoruz. Bunun 2020'de yaklaşık 1oC bir ısınmaya yol açacağı da onlara gösterilmişti. Yani gayet de ne olacağını biliyorlardı.


      Peki Exxon bunu görünce ne yaptı? ABD meclisinde "lobi" hareketine başladı. Yani siyasilerin düşüncelerini değiştirmek için onlara "bağış" yaptı. Başka bir deyişle, yasal rüşvet. Bu tarz hareketler bizim ülkemizde de var, sadece ABD'ye ait olduğu sanılmasın. Bunun dışında medyada satın aldığı kişiler aracılığıyla iklim değişimini abartı veya komplo teorisi diye insanlara yedirmeye çalıştı. Şu an ABD başkanı Trump, iklim değişimine inanmıyor. Bunu birden fazla kez belirtti.

      Mesela 1980'de, Amerika Petrol Enstitüsü'nden şu notlar da var.



      2038 yılında, CO2 dolayısıyla küresel ortalamanın 2.5 derece artacağını söylüyor. Son kısmı birebir çevireceğim.

      "1oC artış (2005): Zar zor fark edilebilir

      2.5oC artış (2038): Büyük ekonomik sonuçlar, güçlü bölgesel bağlılık

      5oC artış (2067): Küresel felaket etkileri"

      Burada kullandıkları tahminler, Exxon'unki kadar doğru değil. En azından tarihsel olarak. 2 derece üstü artış olursa çok büyük sonuçlar görülmeye başlanacak ve daha yukarı çıkmaya devam ettikçe medeniyetin yok olma tehlikesi artacak, 5 derece olursa medeniyet, insanlık ve hayatın çok büyük bir kısmı kaçınılmaz şekilde yok olacak. Bunlar genel olarak doğru. Ancak tarihler yanlış.

      Buna rağmen, işin özü aynı kalıyor. Bu adamlar ne yaptıklarını biliyorlardı. Hatta ilk iklim değişimi araştırmalarını yaptıranlardan birisi Exxon'dur. Ancak bu bilgiyle iyi bir şey yapacaklarına, aksi yönde lobi yapmayı seçtiler. Mesela bu yüzden, iklim değişimini inkar Avrupa'da bir gariplik olarak görülürken, Amerikan toplumu bu konuda ikiye bölünmüştür.

      Bu adamların bu şekilde davranmaması da düşünülemezdi çünkü dediğim gibi, "minimum sürede maksimum kâr". İçinde yaşadığımız sistem böyle. Bu tarz yok edici, dar görüşlü davranışları teşvik ediyor.

      Not: Bu konuda bizim medyamız ne yapıyor peki? Dünyayı yok ediyor ama çok kâr yaptı be! modunda devam ediyor.
    • Muhammed yazdı:

      @Feindbild
      Hocam insanlar bencil davranıyor ve ayrıca malın eline fırsat verseniz de anlamaz. Ne yazık ki...

      Not: Hocam cevap vermek için bayağı bilgi toplamışsınız elinize sağlık ve kusura bakmayın biraz zahmet oldu.
      Haha, ne demek ^^ Bunları zaten biliyorum. Özür dilemeyi geçtim, soru sorulması ve bu konulara ilgi gösterilmesi hoşuma gidiyor. Zaten konuların amacı bu.