İzlediğiniz Son Film Hangisi ? Nasıl Buldunuz ?

    • Genel
    • Spoiler
    • inceleme
    • En son Run Lola Run adlı Avrupa yapımı deneyse bir film izlemiştim. Günümüzde çok etkileyici olmasa da dönemi ve sinema anlatı sanatı adına oldukça başarılı bir eserdir. Sinema ile ilgileniyorsanız kesinlikle izleyiniz eğer ilgilenmiyorsanız da farklı bir deneyim olabilir bir bakın.
    • The Jane Austen Book Club
      (2007)

      Jane Austen kitabı okuyanlar için eminim filmin önemi ve kurgusu çok daha anlamlı oluyordur ancak ben okumadığım halde yine de kurgusunu ve karakterlerini beğendim. Sanat ve doğru çevre ile insan hayatında ve kendinde neleri değiştirebilir bunu çok müthiş bir şekilde olmasa da gösterebilen bir filmdi. Bazı yanlış oyuncu seçimleri filmin tadını zedeliyordu.

      Criticker da 66/100 verdim.

    • TOKYO GHOUL
      Animesini veya mangasını izlemedim.Yani sıfırdan bir film izler gibi izledim.Konusu güzel fakat film çok yavaş ilerliyor.Bu filmde çok daha fazla şey yaşanabilirdi.Örneğin:
      Spoiler Göster
      Özellikle polislerle çok daha önce dövüş yapılabilirdi.Mangada öyle değil diyebilirsiniz ama burası sinema olayları daha hızlı işlemek zorundasınız.Filmin yarısında hiç bir şey olmuyor.Böyle savaşan insan yiyen güçlü ve vahşi bir ırk var ama aksiyon yok.Sınıfta kalmış bir film.

      Cgı biraz sırıtmış.Güzel konu ama yanlış işlenmiş
    • Star Wars: The Last Jedi'ı tekrar izledim. Pek çok kişi aşırı eleştirmiş olsa da, benim en sevdiğim Star Wars fimlerimden birisi oldu. Pek çok aksiyon filmi klişesini ve SW klişesini kırıyor film.

      Spoiler Göster

      Küçük ama az sayıda bir takım, düşmanda kocaman bir zayıflık buluyor, zamana karşı yarışıyor ve günü kurtarıyor - Olmadı: Finn ve ekibi başarısız oldu.

      Asi bir ekip, kalın kafalı ve niteliksiz lidere karşı çıkarak günü kurtarıyor - Olmadı: Poe yarardan çok hasara yol açtı.

      İyi adamlar her zaman iyidir - Olmadı: Kylo Ren'in doğuşundan en büyük pay sahibi kişi, Snoke ile beraber Luke.

      Kötü gücü kullanan kişi, her zaman yanılıyordur (SW klişesi) - Olmadı: Rey, dövüşürken öfkesini kullanıyor ve karanlık tarafa dogmatik bir düşmanlığı yok, yeri geldi mi onu dinliyor Ancak ona kendini kaptırmıyor. Örneğin, Luke'u yere serdi öfkeyle fakat devamını getirmedi.

      Bu açılardan film oldukça güzel. Her zamanki gibi, başka klasik SW klişelerine sahipti. Leia'nın Güç'ü kullanımını veya Rey'in güçte bu kadar etkili olmasını da garip bulmadım. Orijinal üçlemede, Luke bir haftalık eğitim sonrası koskoca Darth Vader'ı yenebilecek seviyeye gelmişti. Leia ise zaten Güç hassasiyeti olan birisi.

      Açıkçası filmi -bir SW filmi olarak- oldukça başarılı buluyorum, hatta bir öncekiyle karşılaştırılınca çok daha fazla. South Park'ta dalga geçildiği gibi, Force Awakens, A New Hope'un neredeyse birebir çakmasıydı. Aynı şirinin laciverti. Hiç bir risk alınmadı ve hiç bir yeni hikaye anlatılmadı, Kylo Ren hariç. Buna rağmen, pek çok kişi bu filmi oldukça sevmişti. The Last Jedi'da ise risk alındı ve farklı bir şeyler, aksiyon filmi hastalarının hoşuna gitmeyecek hareketler yapıldı. Ortada oldukça büyük bir yapıbozum var aslında, ve sorunları olsa da genel olarak benden geçer not aldı.

      Sorunlara gelecek olursak. Amiral Holdo'nun karakteri oldukça başarısızdı ve çok kötü bir liderdi. Savaşlarda bulunmuş gerçek askerlerin de yazdığı belli şeyleri bir süredir takip ediyorum ve savaşta, hiç bir düzgün lider, kendi aslarına bu kadar az açıklama yaparak bu kadar mantığa aykırı gelen bir plan yapmaz. Hele ortada Poe gibi, Holdo'nun kelimeleriyle "trigger happy, impulsive flyboy / tetiği çekmeye hazır, dürtüsel bir pilot" varken, böyle bir davranışta bulunması kabullenilemez.

      Farklı bir bağlamda yazılsaydı, örneğin Holdo'nun bu davranışının kötü liderlik olduğu anlatılsaydı, bir sorunum olmazdı. Ancak yapıçözümün ve hikayenin kilit noktalarından birisi olan bir karakter. Dolayısıyla bunu derken haklı olması gerekirken, tamamen haksız bir duruma düşüyor ve bu, kötü yazarlık örneği. Poe'nun isyanı ve kaçan gemilere ateş edilmesiyle, aşağıdaki gezegende yaşanan savaş, tamamen önlenebilirdi.

      Başarılı bulduğum noktalardan birisine değinecek olursam, Ben ve Rey arasındaki ilişki ve diyologlar. Filmdeki en sevdiğim kısımlar buraları olabilir. İkisinin de oyunculuğu oldukça başarılı, Rey'in iyi niyetli fakat alevli kişiliği oldukça iyi hissediliyor fakat Ben'in karakterini ayrı bir başarılı buluyorum. Boyuna büyük gelen bir bedene yollanmış gibi, incelikten yoksun fakat güç dolu hareketleri çok iyi oturuyor. Tutuk konuşması ve minimal mimikleri ise geçmişiyle oldukça uyumlu. Yeni üçleme hakkında en çok sevdiğim şey gerçekten Kylo Ren oldu.

      Ben'in geçmişi demişken, biraz da kitaplara gireceğim. Luke'un "Han bu konuda Han gibi davranmıştı," dediği kısımlar. Ben küçükken, hem annesi hem de babası tarafından ihmal edilmiş bir çocuk. Han, her zamanki gibi sorumsuz davranıyor ve annesi ise, politikaya öncelik veriyor. Bir yandan, Ben, küçüklüğünden beri Snoke tarafından Güç ile manipüle ediliyor ve kimse anlamıyor bunu. İçinde büyüyen karanlığın büyük bir kısmından bu Güç manipülasyonu sorumlu. Leia, Ben'de bir sıkıntı olduğunu fark ediyor ve onu Luke'un yanına yolluyor. Dayısı, bu noktada onun son çaresi ve güvendiği kişi. İki ebeveyni de onu yarı yolda bırakmış, terk etmiş kişiler. Luke da ona ihanet edince, hele ki en zayıf olduğu anda -uyurken- Ben, bildiğimiz haline dönüşüyor. Kısacası, zannedilenin aksine, Karanlık Taraf'a geçmesi nedensiz değil.

      Film hakkındaki incelememe dönecek olursam, filmde oldukça başarısız bulduğum ikinci noktadan bahsetmek istiyorum: Rose'un, Finn'i kurtarması. SW'nin romantik bir film olduğunu anlıyor ve yüzde yüz gerçekçi bir şey beklemiyorum, ancak bu kadar da kötü bir sahne yapılamaz. Direnişin son çırpınışlarında, bir mucize eseri olayları tersine çevirebilme şansı gelmişken, böyle bir hareketin hiç bir haklı yanı yok. Ekrana "Gerizekalı!" diye bağırmıştım istemsizce, ilk izlediğimde :smile:

      Küçük bir detaya gelirsek, Luke'un hologramında da bir sorun var. Tuzlara bastığında iz bırakmamasından ve hologramların genel mantığından dolayı, fiziksel maddelerle etkileşemediğini bliyoruz. Ancak Leia ile konuşurken, üstüne oturduğu kutuya benzer nesne hareket ediyor. Hikaye için bu kadar kritik bir olayda, böyle bir detaya dikkat edilmesi gerekiyordu.

      Son bir eleştiri olarak, gazino kısımlarının, hikayenin akışını bozduğunu söylemeliyim. Normalde hızlı ve gerilimli olması gereken bir durumda, gezegende geçenler sönük ve yavaş kalıyor.

      Övdüğüm noktalardan sonuncusu da, nihayet klasik ışık vs. karanlık olayının kırılmış olması olsun. Jedi'lar, Aydınlık Taraf için oldukça kötü örneklerdi. SW oyunlarını oynamış olanlar bilir, Sithlerin ortaya çıkmasının en büyük nedenlerinden birisi, Jedi'ların insan duygularını ve güdülerini bastırmaya yönelik, sağlıksız eğitimidir. Benim teorim, bu duygularla yüzleşmeyi ve başa çıkmayı öğretmek yerine, onların bastırmalarının, bu aşırı telafi yanıtlarını oluşturduğudur.

      Sonuç olarak, The Last Jedi, hatalarına rağmen oldukça iyi bir SW filmiydi. Ana yazarı farklı ve özgün bir iş çıkardığı için kutluyorum.

      Not: Aklıma gelmişken, filmin bütünü geçmişi bırakmak ve kendi mirasını oluşturmak hakkında. Fanların filme, geçmişi bırakamadıkları için verdikleri tepki, oldukça ironik.

      İyiler size yanlış kıyılar ve yanlış güvenler öğretmişlerdi. İyilerin yalanları içinde doğmuş ve büyütülmüştünüz.
      İyilerin her şeyinde yalan ve sahtekarlık var.

    • Biraz geç izledim ama olsun.Marvel sonunda biraz risk almış ve farklı bir şey denemiş.Beğenmeyenler kesin ful aksiyon bekleyenler olur.Karakterlerin ilk solo filmleri genelde hayal kırıklığı oluyordu ama bu iyiydi.Evren çok hoşuma gitti.Sağlam karakterler var.Her Marvel filminden alıştığımız gibi yine kötü bir kötü karakter vardı.Başarısını hak ettiğini düşünüyorum.