Sabit İklim Değişimi

    Bu internet sistesi çerezleri kullanmaktadır. Bu siteyi gezmeye devam ederek, çerezlerin kullanımı hususunu kabul ediyorsunuz. Daha fazla ayrıntı

    • İklim Değişimi

      Kiminizin bildiği üzere, iklim değişimi medeniyet ve insanlık için bugüne kadar çıkmış en büyük tehdit ve sanıldığından daha yakın. Bu sebeple, kendi başlığına sahip olmayı hakediyor. İklim değişimiyle ilgili her türlü haber, paylaşım ve belge burada paylaşabilir. Aynı zamanda, ilgili her türlü soruyu sorabilir ve sohbeti edebilirsiniz.



      Site İçi Bağlantılar

      Endgame: İklim Değişimini Önlemek İçin Son 10 Yıl

      İklim Değişikliğinin Farkında mıyız?

      'İklim hep değişiyor' iddiası hakkında

      Arktik Deniz Buzlarının Eriyiş Grafikleri

      Türkiye İklim Kriziyle Savaşmıyor

      Petrol devleri çıkan krizi biliyordu

      Son 39 yılda, küresel ortalama CO2 miktarının aylık değişimi

      Grönland'ın Aşırı Hızlı Erimesi

      Yararlı Siteler (yerli)

      İklim Haber

      Yararlı Siteler (yabancı)

      NASA: Climate Change

      r/climatescience




    • CNN

      İklim değilimi hakkındaki yeni rapordan korktunuz mu? Yardım etmek için yapabilecekleriniz:

      - Daha az et yiyim (%30 kadar)
      - Araba veya uçak seyahati yerine, otobüs veya tren kullanın
      - Evinizde akıllı termostat kullanın

      Adam H. Johnson

      Hatırlatmalı ki 100 şirket, küresel sera gazı salınımının %71'inden sorumlu ve bu krizi, bu gerçekten bahsetmeden bireylerin ahlaki açıdan yetersizliğine bağlamak gazetecilik görevini kötüye kullanmadır.




      Yukarıdaki tweet'e kaynak olan araştırma, 2015'te Carbon Disclosure Project tarafından yayımlanan bir rapor. Bu rapordan kimi ilginç bilgiler.

      - 1988'den beri, 100 şirket, bütün gezegendeki endüstriyel sera gazı salınımının %71'inden sorumlu.

      - 1988'den beri, endüstri, 923 milyar ton karbondioksit eşdeğerinde sera gazı salınımı yaptı.

      - Bu salınım, 1751'deki endüstriyel devrimin başlangıcından beri salınan endüstriyel sera gazı salınımının toplamının yarısından daha fazla (sadece 1988'den beri olan salınım).

      - 1988 ve 2015 arasında, 25 tane özel veya devlete ait şirket, bütün endüstriyel sera gazı salınımının yarısından sorumlu oldu.

      - En fazla salınım yapanlar arasında Çin'de devlete ait kömür endüstrisi, ardından Suudi Aramco var. Ondan sonra Rus Gazprom ve yakından takip eden Rus devletine ait kömür endüstrisi var.

      - Özel şirketlerde en fazla salınım yapanlar arasında, ExxonMobil, Shell, BP ve Chevron var.

      - Eğer fosil yakıt çıkarımı, 1988-2015 arasındaki 28 yıllık süredeki gibi bir 28 yıl daha devam ederse, yüzyıl sonunda iklim değişimi 4oC'ye çıkabilir.

      Not: Bilim adamları yakın zamanda, iklim değişimini 1.5oC altında tutmak için acil çağrı yaptı.

      Endgame: İklim Değişimini Önlemek İçin Son 10 Yıl

      Kaynaklar

      sciencealert.com/these-100-com…-greenhouse-gas-emissions

      b8f65cb373b1b7b15feb-c70d8ead6…eport-2017.pdf?1499691240
    • İklim değişimiyle yaşamak zorunda kalacaklar arasında öfke arttıkça, küresel protestolar dünyada yayılıyor


      Belçikalı iklim değişimi karşıtı protestocuların sayısı, üçüncü haftada üçe katlanarak 30.000'e ulaşmış durumda. Protestocuların çoğunu lise öğrencileri oluşturuyor.

      "Gezegen bizsiz yapabilir ama biz gezegensiz yapamayız," diyor, protestodaki pankartlardan birisi.

      Protestoların birçoğu, 16 yaşındaki aktivist Greta Thunberg'den esinleniyor. Thunberg, okula gitmeyip, bunun yerine İsveç parlementosunun önüne gitmiş ve iklim değişimi hakkında daha belirleyici kararların alınmasını talep etmişti. Thunberg ve akranları, protestolarda, iklim değişiminin sonuçlarıyla yaşamak zorunda kalacakların kendi nesillerini olduğunu belirtti.

      Yakın zamanda Birleşmiş Milletler'de, 6000 küsür bilimsel çalışma incelenerek hazırlanmış Hükümetlerarası İklim Değişimi Paneli raporu, iklim değişiminin en kötü etkilerinin engellenmezse 2040 kadar erken bir tarihte gerçeklik haline gelmeye başlayacağını belirtmişti. Bu etkiler arasında, deniz ve okyanus seviyelerindeki artış, yaygın kuraklık ve hassas türlerin yaygın bir şekilde tükenmesi, şiddetli sıcaklar ve milyonlarca kişiyi etkileyecek seller var. Şu an doğmuş bebekler, o tarihte üniversiteyi bile bitirmemiş olacak.



      Thunberg'ün İsveç'te ilk ortaya çıkışından beri, İsviçre, Almanya, Belçika, Avusturalya ve diğer ülkelerde, onun örneğini izleyen kişiler tarafından protestolar düzenlenmeye başlandı. Bu ayın başındaki protestolar, Almanya'da 50'den fazla şehirde binlerce öğrenciyi ve organizatörlerin hesabına göre, toplamda 30.000 protestocuyu bir araya getirdi.

      26.000'den fazla öğrenci, ağır kirletici olarak gördükleri firmalar için asla çalışmayacaklarına dair bir yemin imzaladı.


      "Ya toplumlarımızın seçtiği bu yıkıcı yolda devam eder, sadece küçük bir kesimin bu felaketin sonuçlarıyla mücadele etmeye kendilerini adamasına razı oluruz," diyor manifestonu yazaları "Ya da geleceğimizi elimize alır ve sosyal ve çevresel hedefleri günlük hayatımız ve işimizin içine dahil ederiz; gidişatı değiştirmek ve açmazı önlemek için eyleme geçin."

      Geçtiğimiz yıl, hükümetin uyarısına rağmen, binlerce öğrenci protesto etmek için okula gitmeyi reddetti ve ülkenin Sydney, Melbourne ve Brisbane gibi büyük şehirlerinde toplandı. Avusturalya'nın muhafazakar hükümeti, iklim değişimi aktivistleri tarafından, kömür kullanımının hala desteklenmesi ve iklim değişimi önlemlerinin gayretsiz bir şekilde gerçekleştirilmesi sebebiyle eleştiriliyor. Ancak ABD'nin aksine, Avusturalya hala Paris İklim Anlaşması'na dahil.


      Protestocuların aciliyet hissi, iklim bilimcilerinin bulguları tarafından destekleniyor. Hükümetlerarası İklim Değişimi Paneli'nin 2018'de Birleşmiş Milletler'e sunduğu özel rapora göre, iklim değişimini 1.5oC'nin altında tutmak için sadece 2030'a kadar vakit var. Eğer bu derecenin üstüne çıkılırsa, şiddetli ve yaygın kuraklıklar, seller ve yoksul kesimin durumunun daha da kötüleşmesinin dahil olduğu, çok daha ciddi bir kriz ortaya çıkacak.

      İklim değişiminin etkilerinin sanılandan daha hızlı ortaya çıkabileceğine dair bulgular da var. Bu ayın başlarındaki bir rapor, Antartika'da yıllık buz kaybının, 1970'e göre 6 kata çıktığını gösterdi ve şimdiden, Doğu Antartika buz tabakasının erimesi, yükselen okyanus ve deniz seviyelerine büyük katkı yapmaya başladı.

      Kaynak

      washingtonpost.com/world/2019/…on&utm_term=.af195baffa0e
    • Dünya gittikçe ısınıyor, bu doğru.

      Ama bu tamamen insanlığın suçu diyemem. Dünya belirli zaman aralıklarıyla ısınır, bazı zaman aralıklarıyla da soğur. İnsanlığın şu anda ki durumu, zaten var olan ısınmayı/sürece hızlandırmasıdır sadece.

      Hangi bilim adamı bilmiyorum, adını hatırlamadığım bir taşın varlığıyla donmuş olan kısımları gözlemleyebiliyor. (Sadece o bilim adamına özel değil tabii. :D Taşın varlığı her şeyi kanıtlıyor.) Sanırım 700 milyon yıl önce, dünyanın tüm yüzeyi buzlarla kaplıydı. Buna ekvator bölgesinin kendisi de dahil. Hatta söylenene göre, dünya üzerindeki buz kütlesinin kalınlığı iki kilometre civarı. O zaman tüm canlılık neredeyse tükenmek üzereymiş hatta. Soğuğun kendisi daha tehlikeli hatta. Neyse ki volkanlarımız sağ olsun, o buz devrini aşmışız bir şekilde.

      Dünya sürekli sürekli bu tarz döngülerden geçmekte. Şu an yine bu döngünün içindeyiz. Tabii ne kadarını görürüz, bilemiyorum. :D En son buzul çağını insanlar ucu ucuyla yakaladı. Hatta Asya'dan, Alaska'ya buzul bir yol sayesinde insanlığın geçtiği düşünülüyor. Ondan sonra da günümüzde Amerika olarak bilinen kıtanın yerlileri olmuşlardır.

      Gelecek bize ne getirecek bilmiyorum. İnsanlığın doğaya ve dünyaya zarar verdiği bir gerçek. Ama sanılan kadar da büyük değil.
    • @Fang

      Dediklerinde gerçeklik payı var ama bilgideki boşluklar yüzünden bir yanlış anlama olmuş. Aşağıdaki yazıya bir bak derim.


      Spoiler Göster

      İklim değişimi, küresel iklim örüntülerinde meydana gelen bir değişimdir. Son dönemlerde popüler olan bu kavram, insan kaynaklı iklim değişimini kastetmektedir fakat bunun dışında, doğal olan bir değişim de mevcuttur. İnsan kaynaklı değişimde ana etken, sera gazlarıdır (SGler). Bunlar, başta CO2, bunun dışında metan, nitröz oksit, kloroflorokarbonlar, troposferikozon ve başkagazları da içermektedir.

      Okyanus tortulları, buzullar, ağaç halkaları, mercan resifleri ve tortul kayaçlar üstünde yapılan incelemelerle, iklimin SGler sebebiyle değiştiği gösterilmiştir(1). Bu paleoiklim incelemeleri, başka bir şeyi de göstermiştir. Şu an bulunduğumuz devir, 7000 sene önce biten buzul çağı sonrası ısınma dönemidir fakat ısınma aşırı hızlı şekilde gerçekleşmektedir. Hatta, doğal olarak gerçekleşen ısınmanın aşağı yukarı 10 katı hızla olmaktadır(1).

      Sera etkisi denilen durum, Güneş'ten gelerek, Yeryüzü'nden yansıyan ışığın, atmosferdeki belli gazlar tarafından yakalanması ve bunun sonucu, gezegenin ısınmasıdır. Karbon dioksit (CO2) vediğer gazların ısı yakalayıcı etkisi 19. YY'da bile gösterilmiştir (2). Bu gazlar içerisinden, insan kaynaklı değişimde en çok pay sahibi olanın CO2 olduğu bilinmektedir. Örneğin, aşağıda ABD'nin 2015 senesindeki SG salınımları verilmiştir.




      Kaynak

      Diğer ülkeler için de, CO2'nin yüzdeleri benzerdir. Bu sebeple, CO2,insan kaynaklı iklim değişiminde en büyük etkendir. Peki CO2,yıllar içerisinde nasıl değişmiştir?



      Kaynak:Figür 1, FAQ 2.1, IPCCFourth Assessment Report (2007), Bölüm 2

      Yukarıda, milattan sonraki yıllarda belli başlı sera gazlarının değişimi gösterilmektedir. Görülebileceği gibi, son 150 yıl içerisinde CO2 seviyesi oldukça artmıştır.



      Kaynak

      Yukarıda,enlemesine olan düzlem yılları göstermektedir, boylamasına olan da CO2 seviyesini. Görüldüğü gibi, CO2 seviyeleri doğal olarak değişmiştir fakat bu değişimler, uzun sürelerde gerçekleşmiştir. Normalde 100.000 yıl kadar bir süre içerisinde gerçekleşen değişimden daha fazlası, insanların durumunda aşağı yukarı 100 yılda gerçekleşmiştir.



      Kaynaktan çevrilerek

      Yukarıda,daha uzun bir zaman skalasında, CO2 değişimi gösterilmektedir. Ayrıca,RCPler denilen, Hükümetlerarası İklim Değişimi Paneli (IPCC) tarafından yapılmış, geleceğe yönelik bilimsel tahminleri içermektedir. Her RCP, insan politikalarına bağlı olarak, iklim değişiminin izleyebileceği farklı bir yolu temsil etmektedir. Bu dört yol içerisinden en kötüsü RCP8.5'tir ve yukarıdaki grafiktede, CO2 değişiminin en hızlı ve fazla yükseldiği senaryodur. En iyimser senaryo ise (bütün devletlerin çok etkili bir şekilde iklim değişimi ile savaştığı senaryo) RCP3PD'dir. Malesef, en iyi senaryo gerçekleşecek gibi görünmemektedir.

      Şu anda bulunduğumuz zaman, RCPlerin birbirinden ayrıldığı noktadır. Daha önce CO2 seviyesinin bu kadar olduğu zamana bakılırsa, bunun aşağı yukarı 20 milyon yıl önce gerçekleştiği görülmektedir. Grafiğin dört kısıma bölündüğü ve yıl skalalarının geriye gittikçe arttığı unutulmamalıdır. 20 milyon önce, CO2'nin bulunduğu seviyeye gelmesi milyonlarca yıl almıştır. İnsanların durumunda ise, bu 100 yıl kadar bir süre içinde gerçekleşmiştir.

      Grafiğin başına bakılırsa, 100 milyon yıl içinde 1500 ppm (milyon başıparçacık) bir değişimin gerçekleştiği görülebilir. EğerRCP8.5 gerçekleşirse, 2050 yılında bu değişimi sadece 150 yıl içerisinde gerçekleştirmiş olacağız. Organizmalar, bu kadar hızlı bir değişime adapte olamaz. Önceki, insan kaynaklı olmayan iklim değişimleri çok uzun sürede gerçekleşmiştir ve hayat, bu yüzden bunlara adapte olabilerek, evrilmiştir. Ancak insan kaynaklı iklim değişimi, aşırı hızlı gerçekleşmesi nedeniyle, böyle bir şeyi, bir çok hayat çeşidi açısından aşırı zor veya imkansız kılmaktadır. Bunun sonucu olarak, insanlar da dahil, tüm dünyadaki hayat, bu durumdan hasar almıştırve bir şeyler yapılmazsa, bu durum çok daha kötüye gidecektir.

      İklim değişimi uzak bir ihtimal veya bizi etkilemeyecek bir şey değildir. Şu anda, doğal olandan katlarca hızlı bir şekilde,insan aktivitesinden dolayı gerçekleşmektedir. Gezegendeki ekosistemleri etkileyen herhangi bir değişim, insanları da etkilemektedir ve iklim değişimi, gezegenin tamamını etkilemektedir.

      Sonolarak, genel olarak değişimler şunlardır;

      -Küresel sıcaklık artışı

      -Okyanusların ısınması

      -Kutupsal buzulların küçülmesi

      -Kutupsal dışında buzulların azalması

      -Kar düşüşünde azalma

      -Deniz seviyesi artışı

      -Ekstrem hava durumları

      -Okyanusların asitleşmesi

      Bu değişimler hakkında daha detaylı bilgi için, ikinci referanse bakılabilir.


      Referanslar


      1)earthobservatory.nasa.gov/Features/GlobalWarming/page3.php

      2)climate.nasa.gov/evidence/#footnote_2
    • Arktik Deniz Buz Kalınlığı ve Hacmi

      Aşağıda arktik, yani kuzey kutbu denizinin (daha doğrusu okyanusunun) buzlarının eriyişini gösteren bazı grafikler var.



      Yukarıdaki grafik, arktik denizin buz kalınlığını metre cinsinden gösteriyor. Soldaki kısım kalınlığı, alttaki kısım sene içerisindeki ayları göstermektedir. En son 2019 Mayıs'ta güncellenmiştir.



      Yukarıdaki görsel, arktik deniz buz hacmini ve kalınlığını gösteriyor. Soldaki hareketli bar olan hacim, kilometre küp cinsindendir. Değişen renkler olarak gösterilen kalınlıksa metre cinsinden. Mavi daha ince, kırmızı ve sarı daha kalın anlamına gelmektedir.



      Yukarıda, kilometre küp cinsinden, arktik deniz buz hacmi verilmiştir. Alttaki sabit, gri bar, 1981-2010 yılları arasındaki ortalamadır. Görülebileceği gibi, bu kadar yakın zamanda alınan bir ortalamanın bile çok altına düşülmüştür



      Son olarak, arktik deniz buz hacmini metre küp olarak gösteren başka bir grafik. Soldaki kısım hacmi, alttaki kısım sene içerisindeki ayları göstermektedir.

      Kaynak (her ay güncellenmekte): sites.uci.edu/zlabe/arctic-sea-ice-volumethickness/
    • Feindbild yazdı:

      RedSkull yazdı:

      Hâlimiz vasat ;(
      Malesef evet. Ülkecek burnumuzun ötesini göremediğimiz için, bunları konuşmaya zaman bile olmadı. Oysa insanlık tarihindeki gelmiş geçmiş en büyük tehdit.
      Evet ne yazık ki...
      İnsanlar sabitleyebilir diye duydum. 1,5 Celcius'tu herhalde. Tabii ki bu konuda Kyoto Protokolü diye bir şey çıkmıştı galiba. Sıkı kurallar konarsa yapabiliriz diye düşünüyorum ama Amerika ve Çin gibi en çok kirleten devletler geri adım atıyor.
    • Muhammed yazdı:

      Evet ne yazık ki...İnsanlar sabitleyebilir diye duydum. 1,5 Celcius'tu herhalde. Tabii ki bu konuda Kyoto Protokolü diye bir şey çıkmıştı galiba. Sıkı kurallar konarsa yapabiliriz diye düşünüyorum ama Amerika ve Çin gibi en çok kirleten devletler geri adım atıyor.
      Evet, dediğin büyük oranda doğru. 2018'de BM'ye sunulan raporla alakalı. Şu yazım onun üstüne hatta.

      Endgame: İklim Değişimini Önlemek İçin Son 10 Yıl

      Bunun olması için çok büyük çaplı ve hızlı değişimler yapılması gerekiyor. Bunun için de siyasilere ve zenginlere baskı yapılması gerekiyor. Onun için de önce insanların bu olayın ne olduğunu bilmesi ve ciddiyetini anlaması gerekiyor. Dünyada protesto dalgaları başladı fakat daha çok, daha sık, daha büyük olmaları gerekiyor. Planlanan da o. Bakalım ne olacak.
    • Feindbild yazdı:

      Muhammed yazdı:

      Evet ne yazık ki...İnsanlar sabitleyebilir diye duydum. 1,5 Celcius'tu herhalde. Tabii ki bu konuda Kyoto Protokolü diye bir şey çıkmıştı galiba. Sıkı kurallar konarsa yapabiliriz diye düşünüyorum ama Amerika ve Çin gibi en çok kirleten devletler geri adım atıyor.
      Evet, dediğin büyük oranda doğru. 2018'de BM'ye sunulan raporla alakalı. Şu yazım onun üstüne hatta.
      Endgame: İklim Değişimini Önlemek İçin Son 10 Yıl

      Bunun olması için çok büyük çaplı ve hızlı değişimler yapılması gerekiyor. Bunun için de siyasilere ve zenginlere baskı yapılması gerekiyor. Onun için de önce insanların bu olayın ne olduğunu bilmesi ve ciddiyetini anlaması gerekiyor. Dünyada protesto dalgaları başladı fakat daha çok, daha sık, daha büyük olmaları gerekiyor. Planlanan da o. Bakalım ne olacak.
      Hayırlısı olsun da hocam. Yine de inşallah hayırlısı refaha uzanan yoldur.
    • Feindbild yazdı:

      Malesef işi başkalarına bırakmakla olmuyor. Şu an için bizim yapabileceğimiz bir şey var. O da, bu konu hakkında daha çok şey şey öğrenmek ve başkalarına anlatmak. Bu sayede ailem, arkadaşlarım, çalışma arkadaşlarım, bakkalım vb. biliyor benim misal.
      Hocam bilmeleri güzel de yapıyorlar mı? Bu arada ben de zaten başkalarına bırakalım demiyorum. Elimizden geleni yapalım da hayırlısı refaha uzanan yol olsun diyorum.
    • Yeni

      Son 39 yılda, küresel ortalama CO2 miktarının aylık değişimi


      ESRL Verisi

      Bu grafiği elde etmek için, hem kuzey yarıküresi hem de güney yarıküresindeki gözlemevlerinde yapılan ölçümler kullanılmıştır. Gözlemevleri, insan yerleşkelerinden uzakta olan bölgelere kurulur. Böylece, şehirlerde üretilen sera gazları ölçümleri saptırmaz. Bu gözlemevlerinden en ünlüsü Mauna Loa'dadır. Orta Pasifik için iyi bir ortalama vermektedir.

      Aşağıda, 1980'den 2017'ye kadar olan ölçümlerin videosunu bulabilirsiniz. Farklı noktalar farklı gözlemevlerini göstermektedir. Kırmızı nokta, Mauna Loa'dır. PPM, milyon başı parçacık anlamına gelir.



      Videonun ikinci yarısında, ölçülen verilerin geçmiştekilerle karşılaştırılması gösterilmektedir.

      Yeşil çizgi, Keeling verisidir. 1958-1979 arasındaki bu veri, aynı isimli bilim adamı tarafından toplanmıştır. İlk kez, hızlı CO2 artışını göstermesi açısından tarihe geçmiştir.

      Son olarak, kyBCE, "milattan önce bin yıl" anlamına gelmektedir. Bu tarihlerdeki CO2 miktarı, buzullarda donmuş olarak saklanan CO2'den hesaplanmaktadır.


      Kimi Önemli Noktalar


      1989 Ekim - Mauna Loa ilk kez 350 ppm'i görüyor

      2017 Ocak - Mauna Loa, 400 ppm bariyerini geçiyor. 400 ppm önemli çünkü geri dönülemez bir noktayı geçtiğimiz anlamına geliyor.

      Endüstri devrimi öncesi CO2 - 278 ppm

      Buz devri - 185 ppm
    • Yeni

      Grönland'ın Aşırı Hızlı Erimesi



      Kuzey kutbuna yakın bölgelerden birisi olan Grönland'da, buzlar tarihsel ortalamanın çok üstünde eriyor. Yukarıdaki grafikte, ortalama erime, yüzde cinsinden veriliyor. Mavi çizgi 1981-2010 yılları arasındaki ortalama erimeyi gösteriyor, kırmızı çizgi de 2019 senesininkini. Daha yazın başında olmamıza rağmen, ortalamanın çok üstüne çıktığı görülüyor.



      Yukarıda, bu senin 1-13 Haziran'ı arasındaki "erime günleri" toplamı, bölgelere göre gösterilmiş. Bu günler, adı üstünde, buzların eridiği günlerdir. Yanda gördüğünüz renk ölçütü, en azdan en çoğa doğru, toplam erime günü sayısını belirtiyor.



      Yukarıda, 13 Haziran 2019'daki erime gösteriliyor. Turuncu bölgeler yüzey erimelerine, beyaz kısımlar hiç erime olmayan kısımlare, gri kısım veri elde edilmemiş bölgelere tekabül ediyor.

      National Snow & Ice Data Center

      Not: Bu tarz bir erime oldukça anormal ama iklim krizi bağlamında düşününce "görülebilir" bir şey. Hatta daha önce 2002 ve 2012'de benzer erimeler görüldü. En kötüsü 2012 yılındakiydi. Bu seferki erime 2012'ye benzese de, bu sefer ondan yaklaşık 1-2 hafta daha önce başladı.

      Elbette şimdilik böyle, erime sezonu sonunda sonuçlar değişebilir.