KB ÇOK Sohbetleri Bölüm 1: Earth X

    • inceleme
    • Comics
    • KB ÇOK Sohbetleri Bölüm 1: Earth X



      *KB ÇOK = Kahraman Baykuş - Çizgi Roman Okuma Kulübü Sohbetleri / İlk Bölüm : Earth X (Marvel Comics)

      Kulüb ile ilgili detaylı bilgi -> Çizgi Roman Okuma Grubu

      Evet bitirenler burada kritiğini yapıp, sohbete başlayabilirler ben iş yoğunluğundan bitiremedim ancak en fazla bir güne size katılırım.

      Konuşmanızın spoiler içeren bölümlerini "spoiler" kutucukları içerisine alın arkadaşlar. Kulübe sonradan katılanlar için çizgi romanı mahvetmeyelim.
    • Aşağıdaki sahnenin mantığını hoş buldum.

      Spoiler Göster
      Magneto'nun, Xavier'ı iyi olmaya zorlaması ve bunun önyargı ile bağnazlığı doğurması... güzel bir noktaya değinilmiş. Yargılayıcı pozisyonunda olmak, doğal olarak insanları önyargılı olmaya itiyor.




      Hikayeyi genel olarak sevdim ama başlarda bilgisel olarak çok saçma bir-iki söylem vardı.

      İkinci Dünya Savaşı'nın sebebini sadece Hitler'e bağlaması çok sığ. WW1'in devamı olan bir savaş, ülkeler arasında çözülmeyen bir sürü mevzu vardı. Hatta kimi tarihçiler, WW1 ve WW2'yi bir arada bile tutuyor ve aradaki döneme sadece duraklama olarak bakıyor. Yahudi soykırımı da yine sadece Hitler'in ürünü değil. Ortada çok sistematik ve çok kapsamlı bir şey var. Yıllardır Yahudilere karşı büyüyen düşmanlık var. Tek bir kişiye indirmenin elle tutulur hiç bir yanı yok.

      Not: Bölüm sonlarındaki yazılı kısımlar ve özellikle Kaptan Amerika'nın mektubu güzel eklentiler. Kaptan'ın zihin yapısını ve nedenlerini çok iyi açıklıyor.
    • Popüler çizgi roman karakterlerinin kullanıldığı en iyi distopik öykü olduğunu düşünüyorum. İşin ilginç tarafı böyle harika bir eser bir marvel çizgi romanı olmasına rağmen neredeyse bahsi hiç bir yerde geçmiyor. Halbuki bu hikayede kullanılan çok küçük değişiklikler bile asıl marvel evrenine esin kaynağı olup yıllarca ana konsept olarak kullanılmıştır.

      Her neyse serinin gördüğü ilgiyi bir kenara bırakırsak Earth-X'i neden bu kadar seviyorum neyi iyi yapıyor. İlk okuduğum zaman(epey bir yıl oldu) kafamda çok oturmasa da bu ikinci okuyuşumda fark ettiğim üzere Earth-x yada yazar Jim Krueger veya konseptin fikir babası Alex Ross kullandıkları karakterleri ve Marvel evrenini o kadar iyi özümsemişler anlamışlar ve potansiyellerini görmüşler ki bu neredeyse kusursuz olan eser ortaya çıkmış. Buradan sonrası biraz spoiler içerebilir eğer okumadıysanız uyarmalıyım!

      Marvel evreni pek çok yaratıcı yazara ev sahipliği yapsa da çoğunlukla Jack Kirby adlı insanlık tarihindeki en yetenekli ve üretken insanlardan birinin bıraktığı bir miras aslında. Jim Krueger Mutantlar, Fantastik Dörtlü, Asgardlılar Avengers ve Kaptan Amerika gibi popüler yapı taşlarını en ilginç ve iyi şekilde kullanmasının yanında Namor, X-51, Watcher, Celestials, Kree ve Inhumans gibi popüler olmayan konseptleri de aynı derece düşünmüş taşınmış ve bize sunmuş. Daha yazacak bir sürü şey var ama hepsini tek bir mesaja sıkıştırmak istemem.

      Ha birde bölüm sonlarındaki filozof, şairlerden alınıp kullanılan genelde nihilist(yada karamsar değersizlik hissi veren diyelim) alıntılar enfes ayrı bir havaya sokuyor adamı.

      Thanos yazdı:

      Spoiler Göster
      Neden Asgard'lılara Asen'ler deniyor ve insanların hikayelerine göre şekillendikleri söyleniyor? Hikayede Asen ırkı dünyaya geliyor ve insan ırkının daha üstte olduğu söyleniyor.Benim bildiğimde dünyayı Odin yaratıyor?

      Ana evrenden farklı bir yorum bu ama yinede insanlar sadece psikolojik ve işlevsel olarak daha üstünler ancak işin biyolojik ve evrimsel kısımı öyle değil. Asenler evrimin sınırlarını aşmış şekilsizliğe mahsur kalmış sadece kendilerine inanlar var oldukça var olabilen ayrı bir varoluşa geçmişler.

      Konuyla alakasız not olarak ana evrende de dünyayı Odin yaratmıyor.
    • Gecikmeli olsa da ben de okudum. Güzel bir hikaye idi. Ancak yer yer gerçekten sıkıcı ve dağınıktı.

      Konu karışık, yukarı-aşağı şeklinde okumak yorucu ve sanat tarzı da biraz göz yorucu. Hepsi bir olunca sindirmesi biraz dertli bir işti.

      Sevdiğim yanları olmak ile beraber bence elinin altındaki Marvel Kozmolojisi çok sığ kullanılmış. Bu denli evrenin kaderini belirleyen şeyler oluyor ancak her şey

      Mutantlar/Meta-İnsanlar - Inhumans - Celestials- Galactus arasında dönüyor. Bana sığ geldi biraz.

      Spoiler Göster
      Bir de çok fazla önkabul yapmak zorundasın. "Celestiallar nedenr sporla üresin, neden böyle dolaylı bir yola başvursun?" gibi çok genel ve arka plan tipi sorulardan tut da "Neden Doom ve Susan tüm o güçlerine rağmen defalarca ölmedikleri cinsten bir patlama da öldü ki?" önemsiz olanlarına kadar. Ve daha pek çok soruya önkabulle yaklaşıyorsun.

      İnsanlığın bu durumda olma sebebi sayfalarca Reed diye okuyorsun sonra BB çıkıyor sonra aslında o olmasa da aslında bu olacaktı vs oluyor. Yani bir tekilliği edebi bir eser olarak okumaya çalışmak gibi. "Bunlar olacaktı ancak bu şekilde oldular sende tanık oldun işte." demiş gibi oldu eser ve bunu pek sevmedim.

      Yazarlar kesinlikle çok özel bir şey yakalamış ve gerçekten de bu kahraman kimliklerinin hepsinin geçmiş ilişkilerini ve tekrar eden dinamiklerini çok iyi anlayarak her birini faydalı ve zararlı yönleri ile beraber ele almışlar ancak merkez de ilerleyen hikaye gene bir sebepten Tanrısal bir varlığın gelip dünyayı yok etmesi ve kahramanların karşı durması. Bu sefer bunu daha dramatik yapan unsurlar ise olayın distopik ve gelecek temalı olması ve de sanat dizaynının bu soyut kavramlar ve konuşmalara uygun bir biçimde dağınık olması. Ancak çok müthiş bir senaryo ya da plan görmüyorum. Uatu'yu kör eden kişinin BB olması hariç tahmin ettiğim her şeyin çıktığı bir seri okudum diyebilirim. Ha bu kötü bir şey değil ama eğlenceli de sayılmaz.

      Earth X ile ilgili diyebileceğim en önemli şey, yaratıcılarının düşündükleri ve algıladıkları şeyin yoğunluğu ile eserin kapasitesi birbirini karşılamıyor. Ya yan detaylardan kurtulup (Cap, Wolvie, Namor vs gibi) direkt kozmik hikayeye dalıp onu 12 bölümde bitirmelilerdi ya da bu kadroyla bu hikaye anlatılmak isteniyorsa biraz daha çok bölüm olabilirdi.

      Kingdom Come'un sadece 4 sayı ile ulaştığı seviyeye bakınca bu iş bana biraz dizayn ve şekillendirme aşamasında yavan geldi. Kurgu çok iyi olsa bile hem de.


      Yazıldığı tarihten sonra Marvel Evreninde yaşanmış pek çok şeyi öngörmüş olan ve bunlardan bazılarının ise olma sebebi olan bir eser olması sebebiyle bir esin kaynağı olarak cidden saygı duydum ancak üzgünüm ama klasik Marvel'ın (özellikle son 2 sayıda çok hissedildi bu) kozmik bilim mambo jambosu çok dönüyor.

      O yüzden ne kadar farklı ve distopik bir atmosfer de geçerse geçsin bir kaç karakter hariç geriye kalan herkes geçmişte ne yapıyorsa aynısını aynı tarz da yaptığından gerçekten yeni bir şey okuduğum hissi oluşamadı.

      Spoiler Göster
      Mesela Captain America'nın bunalımı başta ufak bir dokunuldu sonra yine her zaman ki Kaptan Amerika idi. Iron-Man, Cap yanına geldiğinde ufak bir utanma sıkılma gösterdi ancak onun travmasına da inilmedi ve finalde gene Iron-Manlik yaptı. Yani kuzu postunda da olsa kurt kurttur hesabı. Gene kozmik bir tehditten dünyayı kurtaran bir avuç kahramanın her zaman yaptıklarını yapma hikayesi idi. Reed'in plot device kullanma uzmanlığı da dahil.


      Kötü değildi, fikri sevdim, böyle bir eser oluşturuşmuş olması da bence Marvel külliyatı zenginliği için çok değerli ancak bağımsız bir eser olarak bakarsam cidden sıkıldığımı belirtlmeliyim. Buna benzer bir tavır 1984 adlı çizgi romanda da vardı o bunun kadar oturaklı ve kurgusal olarak ince değildi tabi. ANcak Marvel'ın bu tarz denemeleri genel olarak benzer bir tat bırakıyor zihnimde.

      Bir de seri Marvel evrenini bilenler için çok fazla geçmişe dönüş ve tekrar anlatış içeriyor bilmeyen için ise fazla ağır aksak yani tam kimliğini oturtamamış. Bir rehber mi, yeni bir soluk mu ? Bİraz belirsiz gibi.

      Puan verecek olsam 74-78/100 falan olurdu sanırım.


      Edit: @Feindbild in dediği gibi Hitler konusunda çok klişe bir tavır vardı. Ayrıca Japonya'ya atılan bombaları objektif bir gözcü bile "Savaşı bitiren bombalar" diye nitelendirince o esere bir kaş kaldırmak gerek. O bombalar savaş bittikten sonra teslim olmuş bir halka şovu Ruslardan çalmak ve yeni teknolojiyi duyurmak için atılmıştır. Bir şeyi bitirmek için değil.
    • Earendill yazdı:

      Başlangıçtaki gözcü ve 51 kısımları çok iyiydi ama
      Aynen benim de hikayenin en sevdiğim yanı X-51 ile Gözcü arasındaki laf dalaşı idi ve başlarda Gözcü karakterinin çeliştiği ve iki yüzlü olduğu anları ufak ufak yazarın sızdırması çok hoştu. Ve X-51 (Aaron) en son ne insandı ne de gözcü kendisine yaftalanan etiketleri kabul etmektense kendini gerçekleştirdi. Açıkçası seriyi epikleştiren ve kurguyu zekileştiren belki de yegane yan o ikisinin dialoglarıve X-51'in kararı idi diyebilirim.
    • @Nabu
      Konunun karışık olduğuna katılıyorum çünkü çok katmanlı her taraftan ilerleyen bir hikaye var ve yazar belli başlı şeyler dışında kapalı bir anlatım kullanıyor. Her okunuşunda yeni bir şeyler detaylar keşfedilmesini sağlıyor. Ancak marvel evrenine kronolojik ve tarihisel ilgisi olmayan kişilerin maksimum zevki alamaması veya sıkılması normal tabi.
      Marvel Kozmolojisi çok sığ kullanılmış lafına pek katılamıyorum çünkü dediğin gibi evrenin kaderini etkileyen bir durum yok, sadece dünyayı etkileyen bir hikaye var ortada. Dünya umurlarında olabilecek iki kozmik varlık var bunlarda hikayedeler zaten.
      Spoiler Göster
      Seride marvel dünyası neden bu kadar özel süper güçler neden var kahramanların varlığı gibi konulara varoluşçu bir yorum getiriliyor. İşlenen konu Dünya'nın mutlak ve kaçınılmaz olsan sonu Black Bolt oyunu görüp suni bir şekilde müdahale ediyor ki güzel bir plot twist idi. Hikaye açısından epey yararlı Reed'i zedeleyip güzel bir sürpriz yaptı.

      Yan karakterlerin çıkarılması olayı da çok yanlış bir görüş bence çünkü özellikle Cap, F4 ve Namor bu evrenin tarihini başlatan karakterler. Bu eser de marvel dünya tarihindeki olaylara tutarlı bir teori üretmeye çalışıyor. Namor'un kısımları güzeldi geçmişte de gelecekte de yaşadıkları, fizyo-psikolojik sorunları 1 2 sayfada çok güzel yorumlandı. Wolverine zaten 1 sahne hariç yoktu. Ancak benimde gereksiz bulduğum bir kısım vardı ki o da Peter Parker, Luke Cage kısımları idi bu karakterler 1 kez gösterilseler yeterdi. Captain Marvel-Mesih olayları zaten gelecek hikayelere hazırlık ondan ona pek bir şey diyemiyorum.

      Birde bu karakterlere odaklanılmasının tek sebebi bu değil farkettiyseniz dünya üzerindeki tüm telepatlar güçlerini kaybetmiş. The Skull adlı telepat Celestialların 2. planı tüm dünyayı kontrolüne alıp farkındalığı yok edecek kişiydi. Dünya üzerindeki savaşta bir zorunluluktu yani.

      Kozmik bilim mambo jambosu olayını pek anlayamadım, Reed'in seride Galactus'dan dünyayı yok etmemesini rica etmesi dışında hiç bir şey olmadı. Galactus'u çağıran da Black Bolt'un ölüm çığlığıydı zaten.

      "Iron-Man, Cap yanına geldiğinde ufak bir utanma sıkılma gösterdi ancak onun travmasına da inilmedi ve finalde gene Iron-Manlik yaptı."
      Orada travma filan yok abi Tony Stark mutasyon geçirmemek için kendini özel yaptığı odaya kapamış içeri Cap ışınlanınca mutasyon enfeksiyonu kapmaktan korkuyor ondan öyle tepki veriyor. Hala aynı adam yani.

      Cap daha ne kadar karakter dışına çıksın adam elleriyle çocuk öldürdü. :D


      Bunları öyle şey olmaz sen yanlışsın tarzı kafasında yazmadım bu arada. Sadece kendi düşüncelerimi senin gördüğün negatif durumlardan giderek açıkladım.

      Son olarak ben serinin pek Amerikan propogandası olduğunu düşünmüyorum. Zaten Amerika çökmüş diğer ülkeler karşısında aciz kalmış(Rusya, Wakanda, Japonya ve Britanya) birde Osborn tarafından yönetiliyor. Atom bombası olayına gelirsek orada olayı anlatan Watcher X-51'in iyilik kötülük değer yargılarını yok etmek için anlatıyor. "To some, it's creators were considered heroes. To others, they were monsters." Böyle diyor Uatu.
    • Ascalon yazdı:

      Yan karakterlerin çıkarılması olayı da çok yanlış bir görüş bence
      Ben zaten çıkarılsın demedim. Ancak eser de bir gereksiz şişmanlık olmuş. Ya daha uzun uzun gidilmeliydi ya da kadro biraz daha daraltılıp Mini-Seri havasına girilebilirdi.

      Yani Kurgu ve Fikir olarak çok iyi bir iş olsa da "hikaye" olarak seni yoruyor ve çok lezzet vermiyor. Amacı okuyucuyu rahatsız etmek zaten benim kastettiğim lezzet pozitiflik ile de alakalı değil genel olarak okuma-anlama-yorumlama zincirine bakılınca biraz katı bir eser.

      Cap ile ilgili dediğin biraz "Othello: Zenci ile Şey !" demek gibi olmuş olan olayı o şekilde açıklarsan tabi çok canice geliyor ama o çocuğun nasıl bir çocuk olduğı ve neler yaptığını söküp almazsan çok da farklı bir şey yapmadığını anlamak güç değil. Ama normalde yaptığından farklı bir şey yapmıyor ve söylediklerinden çok farklı bir şey söylemiyordu bir hikaye aracı olarak bakınca.

      -----

      Spoiler Göster

      Telepatları farkettim, anladım olayı da yine de Celestialların bu denli dolaylı bir plan yapması bunca güçle biraz garipti. Hadi bu plan böyle neden bu kadar fazla değişken ve parazit oluşturmasına bunca zaman izin verilmiş. Bence güzel bir köken hikayesi yorumu ama çok temiz bir tanesi değil.

      Ben de tüm serinin Amerikan Propagandası olduğunu düşünmüyorum ancak diğer ülkelerin hepsini toplayıp bir davada birleştiren adamın Amerika bayrağına sarılı olduğunu ve savaşın New York'da verildiğini de hatırlatırım.


      Ayrıca Celestialların karşısına malum kişiyi çıkarınca adamlar "bu savaşın sonuçları bırakın dünyayı evrene bile geri dönülemez zararlar verebilir" vs deniliyor. Nitekim "Dünya ile sınırlı bir hikaye" idi kısmı bana çok geçmedi. Evet karakterlerin kimlik bunalımlarını ve bunun etkilerini dünya da görüyoruz ancak tüm o tohumları eken ırkın ve onların doğal düşmanının olayı (Asenler vs yi de katarsak) çok daha evrensel bir durum söz konusu) . . Ayrıca DC'de de , Marvel'da da klasik bir yazılı olmayan kural vardır ana dünyanın varlığını tehdit eden bir hikaye dolayısıyla o evreni de tehdit eder çünkü karakterlerin %85 i oradadırlar.

      Celestiallar -> Kozmik Reçber Galan -> Doğal Afet Süper Güçlü İnsanlar -> Haşara Kontrolü mantığı bana çok "insansı" hatta "ilkel insansı" geldi bir kozmik köken hikayesi için. Kötü değil bu, sorun basitliği de değil ancak bu kadar basit ve nispeten sığ bir dizayn için bu kadar karmaşık bir öykü şart mıydı ? O tartışılır işte. Hadi öykü karmaşık aga bari paneller ve çizimler bu kadar karmaşık olmasaydı. Yani eser bir yerde en azından benim açımdan okuyucuya bir sakinlik düzlemi sağlamalıydı. Zaten hikaye de bir happening de yok. Yani "bundan sonra böyle de oldu, düzen şuna evrildi" vs gibi. Sadece bir erteleme yaşandı. Yani zaten havada bıraktın devamı gelir diye. Yani her şey bu kadar huzursuz (unsettle) iken bu kadar kalabalığa gerek var mıydı acaba ? Diye soruyorum ben sadece. Yoksa fikir, konsept, ve alternatif bir bakış olarak kesinlikle marvel külliyatında olduğu için "Marvel Evreni Dizaynı" açısından önemli bir eser. Ancak bunu Marvel'dan koparıp bir hikaye bir yolculuk olarak sindirince o kadar da lezzetli, haşmetli ya da zihninde bir tat bırakan bir yanı yoktu.


      Son sayfayı çevirdiğimde "Ha bitti mi ? Ok." dedim ve devam ettim yoluma. Hiç "vay ulan" çekmedim. Bundan daha yüzeysel olan Kingdom Come edebi dili ve daha odaklanmış hikayesi ile bunu yapabiliyordu mesela ama KC, DC Evreni için Earth-X'in Marvel Evreni için olan önemin onda birini taşıyor mu ? Sanmam.

      AMa bunlar farklı şeyler. Earth-X bir kozmoloji referansı için iyi olabilir ancak bir eser olarak @Earendill in dediği gibi sonlara doğru çok "düz" .

      Ve dediğim gibi bir kimlik bunalımı var eserde. Bu kadar çok karakter tanıtımı, evrene köken hikayesi oluşturma gayesi ve tek tek tüm büyük karakter ve takımların kökenini anlatmasını, flashbacklere vs bakınca aslında yeni başlayanlara bir rehber gibi. Hatta hakkında okuduğum bazı yabancı incelemelerde "Marvel Evreni'ne yeni girenler için ideal ama tecrübeli okurlar için can sıkıcı" gibi tabirler çok gördüm.

      Fakat sen burada diyorsun ki (ki ben de buna katılıyorum) bundan maksimum zevki almak için Marvel Kozmolojisi biraz bilmek gerekiyor. Nitekim eser burada bir kimlik bunalımı da yaşıyor bence.
      at
      Dediğim gibi bir alternatif köken senaryosu, bir kozmolojik referans, bir zenginlik olarak Marvel külliyatı için çok değerli bir iş. Zaten esinlenilmeleri gördük yıllar sonra. Ancak sen ilk mesajında sormuşsun ya "Neden bahsi hiçbir yerde geçmiyor, neden gözden ırak ?" vs diye. İşte onun bir sebebi de sanırım bu kimlik bunalımı. Tecrübeli okuyucu için biraz fazla mambo jambo bir iş. Yeni okuyucu için ise ciddi sindirim problemleri yaratabilecek bir iş. Bİr arası olmamış. Benim demek istediğim ya bu kadar yan karakter kullanmasaydın ya da sayı adedinin uzatıp daha fazla karakterizasyon yapılsaydı dediğimden kastım da zaten bu idi. Çünkü fikir ve kavramlar açısından çok cesur ve Marvel'ın külliyatının açlığını hissettiği bir iş iken, bir ürün, bir hikaye olarak çok da cazip bir şey değil demek ki.

      Ki burada cazibeden kastım popülarite de değil. Tom King'in Batman'i yok satıyor ama Earth-X'in 4 sayfası etmez tüm run. Ancak önemli grafik romanlardan bahseten nispeten niş kitleye de çok sesini duyuramamış bir eser belli ki.

      Bu da bir yerlerde bir şeylerin eksik ya da yanlışlığına işaret ediyor. Yanlış ve eksik olduğunu kanıtlamıyor elbette çünkü bu benim düşüncem ve ağırlıklı bir şekilde subjektif tabi ki ancak bu iki türlü ilgisizlik bence bir neden-sonuç olmasa da bir işaret olabilir senin sorduğun o soruya.

      Edit:
      Spoiler Göster
      Celestialların dünyaya inmeleri şart mıydı yok etmek için ? Hadi indiler neden Frost Giants gibi davranıyorlar :D Buralar tabiki de önkabul yapmamız gereken şeyler yoksa hiçbir hikayeden tat alamayız bu janrada ancak bu çok sık olmasa iyi olur (her eser için).
    • Yeni

      Hikayeyi sınavlarımdan dolayı biraz geç bitirdim.
      Genel olarak güzel ve kaliteli bir çizgi romandı.Calestiel ve inhuman muhabbetlerini sevdim.Fakat asenlerle ilgili olan "insanları yaratan tanrı değil, tanrıyı yaratan insanlardır" muhabbeti çok yüzeysel geçildi ve hiç hoşuma gitmedi.Bir de captan america'nın zihin kontrol eden çocuğa karşı olan mücadelesi sanki bu eser için gereksiz bir hikaye olmuş.Ana hikaye calestieller le ilgili bu yüzden yan hikayelerle de bunu daha çok desteklemelerini isterdim.
      Hikayede en çok hoşuma giden şey x51'in kendi içinde yaşadiğı çelişki ve uatu ile olan muhabbetleri idi.Hikaye insanın geek yanına hitap etmese de marvel kozmolojisi açısından güzel bir eser.