Fëanáro'nun Yemini

    Bu internet sistesi çerezleri kullanmaktadır. Bu siteyi gezmeye devam ederek, çerezlerin kullanımı hususunu kabul ediyorsunuz. Daha fazla ayrıntı

    • Fëanáro'nun Yemini

      Karanlık düşüyor Valinor'a,
      Herkes için karanlık ve habis bir hastalık.
      Ağaçlar yatıyor ölü, hileyle zehirlenmiş,
      Ulu Kral katledilmiş, kanı oluk oluk akıyor,
      Açık yarasından, soğuk taş zemine.



      Formenos'un kapıları yıkılıp atılmış,
      Kara Güç yadigar taçları kapıyor.
      Kör eden ışığın Silmarilleri,
      Nefret ve kinle ebediyen kaybolmuş,
      Buralardan kaçan Moringotto'yla beraber.



      Fëanáro, Ateşin Ruhu,
      Keskin ve zalim, hiddetle dövülmüş,
      Hüzünden körleşmiş ve gururla çatlamış,
      Doğuştan hakkıyla kraliyeti alıyor.
      Dehşet içindeki şehirde parıldayan bir umut.



      Atıldı ileri bilenmiş sözlerle,
      Tutkulu nutukla mahmuzlandırdı,
      Yiğit Noldor'u umutsuz amellere.
      Gazap güder bizi, kulak asmayız,
      Duyulmamış, karanlık ve tehlikeli yollara.



      "Hadi!" diye bağırır, demir gibi sesle,
      Ve aslanların öfkesiyle ışıldayan gözlerle.
      "Bize yok burada hiç bir şey artık,
      Almalıyız intikam, ve herkesi korkutmalı,
      Finwë'nin evladının davulları ve gazabından."



      Sonra biz, vefalı ve sadık oğullar,
      Çıplak kılıçları çektik, her birini,
      Düşünmeden ilerideki günleri,
      Fakat ölü Ulu Kral'ın yasıyla sarhoşça,
      Ve kazanılacak Silmariller için şehvetle.



      Oğullar yan yana duruyor yüce krallarıyla,
      Ve ediyorlar Yemin'i, getirmeye lanetli,
      İsimlerine acı ve hüzün.
      Onları yok oluş ve utanca sürükleyecek,
      Ozanların söyleyeceği dehşetlik eyleme.



      Güdüyoruz soyumuzu yüce şehirden,
      Terk ediyoruz ülkemizin görkemini,
      Savaşmak için, sevgili ışığın mücevherleri adına,
      Kutsanmış Silmariller şaşayla ışıldıyor,
      Ve böylece kazıyor kaderimizi taşa.



      Alevlenen meşaleler yolumuzu aydınlatıyor,
      Açık diyara ki ışınların düştüğü,
      Ve metalin çınladığı,
      Parlak yeni kraliyet diyarlarına,
      Gün ışığında kanın döküldüğü.



      Yazar: lothloripen

      Çeviren: Morakira

      Şu blogta bulduğum, Noldor'un İsyanı üzerine güzel bir şiir. Resimleri de ekleyerek, çevireyim dedim.
    • Ascalon yazdı:

      İlginç bir karakterdi Feanor ancak Silmarillion'un yapısı gereği çok hızlı geldi hızlı yok oldu tıpkı diğer karakterler gibi.
      Doğal olarak hızlı Silmarillion'da çünkü çok fazla karakter var. Bitmemiş Öyküler'de biraz daha uzun anlatılıyor, yanlış hatırlamıyorsam. Bunlar dışında, Tolkien'in yazışmaları da güzel kaynaklar.

      Açıkçası Fëanor'u severim ben. Hataları olsa da "insan" bir karakter ve verdiği tepkiyi, Valar'ın yetersizliğine bağlıyorum. Morgoth'un kaçışı da, tekrar ve tekrar şans verilmesi de, elflerin ve özellikle Fëanor'un hiddetinin anlaşılmaması da, Morgoth'un Orta Dünya'da tek başına bırakılmayacağının anlaşılmaması da... her şey Valar'ın ya yetersizliğinden kaynaklanıyor. Yanlış hatırlamıyorsam sadece Tulkas, Morgoth'un ne bok olduğunu en başından anlıyordu. Ancak bizim diğer tanrısal varlıklar, onu dinlemediler. İki kere Morgoth'u serbest bıraktılar. Fëanor'un babasını öldürünce, peşinden gitmeyi bile düşünmediler ve elflerin gazını alacaklarına, felakete yol açtılar.

      Valar'ı ve temsil ettikleri mesajı hiç sevmiyorum. Böyle davranmaların sebebi tanrısal olmaları ve akıllarından geçeni anlayamacağımız klişesine bağlanıyor. Bir de, kötünün ne olduğunu bilmemelerine. Yetersiz bir düşünme şekli. Zaten Eru da, kelimenin tam anlamıyla işlerini yapamayacak varlıkları gardiyan diye yolladığı için, epey bir moron kalıyor bu durumda. Hoş, zaten koskoca bir milleti münafık diye yok etmişti :D O kadar öldürülen insana, elfe, cüceye kayıtsız kalıp, cici Valar'ını rahatsız ettiler diye, bu kişilerin çocuklarını ve bebeklerini falan da öldürdü (Numenor'un sulara gömülüşü).

      Sonuçta, Valar, işini yapamayacak derece yetersiz gardiyan ve yöneticiler. Eru da egoistik bir varlık. Ainur'un şarkısı sırasında, Melkor'daki yozlaşmayı fark edip bunun üstüne çalışmak yerine, onunla sidik yarıştırıyordu.

      Bütün bunlara rağmen, Valar'a ve Eru'ya itaat etmenin iyi bir şey diye aktarılması, Orta Dünya hakkında sevmediğim en büyük şey.

      Konuya dönecek olursam, Fëanor'dan öte, onun oğulları hakkında şiir. Ettikleri yemin, binlerce yıl boyunca sürecek savaşlara ve ölümlere yol açıyor. Gerçi yine kökeni Valar'a ve Eru'ya bağlanabilir ama neyse :D