Türkiye'de Tartışma Kültürsüzlüğü

    • Genel

    Bu internet sistesi çerezleri kullanmaktadır. Bu siteyi gezmeye devam ederek, çerezlerin kullanımı hususunu kabul ediyorsunuz. Daha fazla ayrıntı

    • Türkiye'de Tartışma Kültürsüzlüğü

      Yerli ve yabancı pek çok sitede gezinmiş bir insan olarak, bir nokta dikkatimi epey çekmiş durumda. Dünya genelinde bu konu zaten sıkıntılı ama Türkiye'de katlarca daha kötü durumda. İnsanlar tartışmayı bilmiyor, tartışma kültürü diye bir şey yok. İnsanlar karşı tarafı aşağılama veya başka yöntemlere kolayca başvurabiliyorlar.

      Hepimiz bu tarz toksik ortamlar görmüşüzdür. Benim düşüncem, insanların iki nedenden dolayı bu harekete başvurduğu.

      - Kendilerini ifade etmeyi bilmiyorlar, özellikle hararetli konularda. İşin içine siyaset, din vb. girdiyse zaten hak getire.

      - Sağlıklı bir tartışma yapmak özeleştiri gerektiriyor. İnsanın kendi dediklerini incelemesini ve eksiklerini kabul edebilmesi gerekiyor. Çoğu kişi bu yetenekten yoksun olduğu için, ucuz yollara başvurarak üste çıkmaya çalışıyor.

      Sizin bu konudaki düşünceleriniz nedir? Kendiniz nasıl bir yol izliyorsunuz ve böyle kişilerle nasıl başa çıkıyorsunuz?
    • Şu mesajımda Kör Cahillikle Başa Çıkmak? kötü bir tartışma örneğini verdim zaten. Faydalı olacaktır.

      Sağlıklı tartışma için;

      - Karşıdakinin de en az senin kadar zeki olabileceği olasılığını aklının ulaşılabilir bir yerinde sakla. Lazım olunca aç bak buna
      - İnat, sarkastiklik, agresiflik, cinyıslık argümanını kuvvetlendirmeyecek aksine argümanı masa da bırakıp karşıdakine saldırmaya başladığını farkedeceksin. Bu da 3. maddeyi akıllara getiriyor.
      - Ad Hominem'den uzak dur. İlk karşı taraf yaptıysa sana da yapma hakkı doğar ona bir şey demiyorum. Ya da kişi söz konusu konuyu/objeyi/olayı kendisiyle çok bağdaştırıyor ve ilişkilendiriyorsa sen konuyu eleştirsen bile o kendisineymiş gibi alınabilir bu durumlarda da utanıp sıkılmana gerek yok. Ama düzgün bir tartışma da "ya sen şöyle böyle değil misin zaten ne anlatıyorsun" yaparsan münazarayı masaya bırakmışsın demektir.
      - Esnek ol, yeri geldiği zaman bir-iki kare geriye ilerle ve oyuna tekrar başla. Daima ileri , ne kadar saçma olsa da ileri kafasıyla ağaca da toplayabilirsin. Bazen savaşı kazanmak için küçük yenilgiler alman ve bunlardan ders almalısın.
      - İyi tartışmacıları yenilmesi gereken canavarlar, dungeon boss u gibi düşünmek yerine mentor gibi düşünürsen çok daha kârlı çıkarsın.
      - Dilini iyi kullan. Kimse telepat değil, aklındakini okuyamıyor diye kimseye kızamayız. Demek istediğini düzgünce anlat.
      - Argümanın sadece bir açıdan kulağa mantıklı gelmemeli birden fazla açıdan, perspektifden bakınca mantıklı gelmeli. Öbür türlü karşı taraf sana 7 taraftan eleştiri de bulunur sen tek bir perspektife tutunup "ama şu şöyle demişti bu konuda taaam mı ? " gibi yenilgiye 5 dk kala çok komik hallere düşebiliriz.
      - Nazik olun. Barbar kafasıyla "acımasız olan kazanır." kekoluğunu bırakın. Daha bu kafayla münazara kazanmış birini görmedim. En azından not on my watch !
      - Eğer metafiziksel ya da soyut bir şey değil ise tartışılan. Kanıtlanabilir, etrafı çizilebilir bir konuysa kanıtla, etrafını belirle ve çok berrak ol bu konuda çamura yatma
      - SAKIN TROLLEME !
      -
    • Aklıma geldi de, sanki inek kitlede daha fazla var bu. Çizgi roman, anime, manga, fantastik edebiyat vb. şeylerle ilgilenen çoğu kişide belli bir sosyal anksiyete var sonuçta. Kendini ifade etme yeteneğinin eksikliği zaten bariz ama bu tek başına yeterli bir şey değil. Bu durum, öfke kontrolünün eksikliği ve anti-sosyal davranışlarla birleşti mi, bayağı bir patlama yapıyor.

      Daha derine inilirse, şu anki popüler kültürde inek diye geçen kitleden de öte bir şey. Tek başına bir şeyler yapılabilen alanlara yönelen kişilerde çok görülen bir durum. Bunlara kitap delileri (sadece fantastik vb. değil, klasikler de dahil başka kitaplar da okuyanlar), felsefe, bilim, oyun oynama da dahil. Farklılıklar mevcut elbette. Bilim ve felsefe okuyan kişiler, düşüncelerini -belli bir dereceye kadar- düzgün bir şekilde ifade etmeyi öğrenmek zorunda kalıyor. Klasikler vb. okuyan insanlar da, genellikle daha çok içgörü sahibi oluyor. Yeri gelmişken, bunların hepsi genellemeler ve birbirlerine göre olan, yani göreli şeyler.

      Yeterince sosyalleşen, bu yeteneklerini geliştiren kişilerde bu olayı çok daha az görüyorum. Zaten düşününce çok doğal. Asosyallik, insanı tek başına yapabileceği şeylere yönlendiriyor. Kişi bunlarda birikimini arttırıyor ve insan olduğu için, bir yerde diğerleriyle de konuşmak istiyor. Ancak yeterli sosyal yetenekleri öğrenmediği için, bu tarz şeyler oluşuyor. İnterneti yoğun şekilde kullanan kişiler de buna dahil. Günümüzde, daha kolay sosyalleşmek için büyük bir yöntem ama yüz yüze etkileşimin yerini tutmuyor. İnsan etkileşimi sadece sözlü bir şey değil. Mimikler, hareketler, ses tonu vb. çok önemli. Bunlar olmayınca, iletişimin kalitesi düşüyor ve sorunlara zemin hazırlıyor. Ayrıca, hepimizin bildiği gibi, internette atar yapmak çok daha kolay.

      Böyle deyince, bu internet ortamları kulağa tamamen berbatmış gibi geliyor ama öyle değil. Düzgün kullanılırsa, internettteki bu platformlar, sosyal yetenekleri geliştirebiliyor bile. Zaten asosyal olmak, inek olmak vb. de suç değil. Birisi sadece bir eksiklik, diğeri de bir ilgi alanı. Hatta bu tarz şeyler, asosyallik denen durumun yapıcı bir şeye kanalize edilmesi. Kötü bir durumdan, iyi bir şey çıkarmak. Tabii sadece bundan ibaret de değil ama konu bu değil.

      İşin özeti, internetteki tartışma kültürsüzlüğünün bir sebebi de, tartışan kişilerin sosyal yeteneklerinin sivrilmemiş olması. Ancak bu tersine çevrilebilir bir şey. Doğru çevre ve kişileri bulmanın burada önemli olduğu fikrindeyim.
    • Ya Gençler çok az şeyle çok şey başarmak istiyorlar ve tartışırken amaçları bizim nesildeki gibi öğrenmek değil bir diğerine üstünlük kurmak.

      Bir kaç gündür Türkiye'nin geek ortamlarında farklı tartışmalara girdim ve durum cidden vahim. Yani hiç bir şey bilmiyorsan da her şeyi biliyorsan da gerçek bir yorumcu, tartışmacı, geek, arkadaş asla nezaketini ve hitabını kaybetmemeli. Bunu maalesef yapabilen öyle az ki.
    • Nabu yazdı:

      Ya Gençler çok az şeyle çok şey başarmak istiyorlar ve tartışırken amaçları bizim nesildeki gibi öğrenmek değil bir diğerine üstünlük kurmak.

      Bir kaç gündür Türkiye'nin geek ortamlarında farklı tartışmalara girdim ve durum cidden vahim. Yani hiç bir şey bilmiyorsan da her şeyi biliyorsan da gerçek bir yorumcu, tartışmacı, geek, arkadaş asla nezaketini ve hitabını kaybetmemeli. Bunu maalesef yapabilen öyle az ki.
      Biraz geç bir cevap ama bir süredir tekrar aklıma gelmeye başladı bu konu. Yeni neslin tavrından çok konuşuluyor ama ben eski nesilde de pek fark gördüğümü hatırlamıyorum. İnternette daha düzgün yorumcuların olduğu zaman, interneti daha az, daha inek kişilerin kullandığı zamandı herhalde (inek derken, bilimsel, akademik, meraklı vb. tipleri kastediyorum. Çizgi roman, anime vb. ile zorunlu bir alakası yok). O da çok uzun zaman önce. Bu fikrimde çok ısrarcı değilim çünkü oturup ciddi bir şekilde analiz etmedim.

      Yine de şöyle bir gerçek var. İnternet artık çok daha sık ve yaygın kullanılıyor. Aynı zamanda 10 yıl önce inekçe görülen ve aşağı bakılan şeyler şimdi popülerlik kazanmaya başladı. Bunun iyisi kötüsü ayrı konu ama geek kültürü denilen muhabbete etkisi olduğu bariz. Daha normal bir şey haline dönüştü ve daha normal insanları çekmeye başladı. Bunu göze alsak bile, ben 10 sene önce de iyi bir ortam olduğunu hiç ama hiç hatırlamıyorum. En azından Türkiye'de. Belli değişimler var ama bunlar daha çok 'aynı bokun laciverti' kategorisine giriyor.

      Gerileme veya ilerlemeden öte, yerinde sekiyor gibi. Sayın @Sae'nin çok sevdiği lafta denildiği gibi, tarih kendini tekerrür ediyor.
    • Tekerrürden sonrasını okumadım.

      Tartışma denilen şey bizde kavgamsı birşeydir. Bir arkadaşıma şunla tartıştık demiştim çocukken, dövelim o zaman demişti. (Bu forumda da anlatmıştım sanırım)

      Milletimizin çoğunluğunun tartışma kültürünü öğrendiği yerler spor programları ve siyaset tartışmalarıdır. İkisinde de usul yoktur sözlü kavga vardır, taviz yoktur kazan kaybet vardır, mantık yoktur, kanıt yoktur... Allah'tan internette yalanlara başvurup üstünde ısrarcı olmaya pek sık rastlamıyoruz çünkü sık ve ısrarcı yalanlara başvurmak da epey popüler.
    • Sae yazdı:

      Tekerrürden sonrasını okumadım.

      Tartışma denilen şey bizde kavgamsı birşeydir. Bir arkadaşıma şunla tartıştık demiştim çocukken, dövelim o zaman demişti. (Bu forumda da anlatmıştım sanırım)

      Milletimizin çoğunluğunun tartışma kültürünü öğrendiği yerler spor programları ve siyaset tartışmalarıdır. İkisinde de usul yoktur sözlü kavga vardır, taviz yoktur kazan kaybet vardır, mantık yoktur, kanıt yoktur... Allah'tan internette yalanlara başvurup üstünde ısrarcı olmaya pek sık rastlamıyoruz çünkü sık ve ısrarcı yalanlara başvurmak da epey popüler.

      Çok ayıp etmişsin, sonda bir kelime daha vardı.

      Malesef öyle, evet. Alaycı bir cümle olup olmadığından emin olamadığım için söyleyeyim, internette de yalanlarda ısrarcı olmak çok fazla. Manga, çizgi roman vb. konularda pek yok. Bu konularda daha çok inatlaşma var ama siyaset vb. işin içine girdi mi, dediğin olaylar çokça yaşanıyor.

      Alternatif kültürler de bundan payını almış durumda. Senin de dediğin gibi, toplum olarak böyle bir yapımız olduğu için, toplum ve kültür olarak değişmediğimiz sürece bunlar devam edecek. Cevabı belli ve çok basit yani. Zaten rahatsız ediciliği de bir yerde burada. Aşırı basit ve uzun süredir bilinen bir şey. Kimilerinin dediği gibi, belki de zaman gerçekten bir döngüdür.

      Konuya uygun olarak bırakayım şunu şuraya.