Tonari no Totoro

    • anime!

    Bu internet sistesi çerezleri kullanmaktadır. Bu siteyi gezmeye devam ederek, çerezlerin kullanımı hususunu kabul ediyorsunuz. Daha fazla ayrıntı

    • Tonari no Totoro



      Tonari no Totoro - Komşum Totoro

      Tür: Macera, Doğaüstü
      Stüdyo: Studio Ghibli
      Yönetmen: Hayao Miyazaki
      Yıl: 1988

      Anneleri hastanede iken babalarıyla birlikte yeni evlerine taşınan iki kardeş Satsuki ve Mei zamanla buradaki orman ruhu olan Totoro ile karşılaşır. Daha birçok fantastik yaratığın bulunduğu bu yeni yerde yepyeni maceralara katılırlar.

      Film hakkında verebileceğim özet herhalde bu kadar. Çünkü filmi kitap olarak ele alırsak ona ancak bir hikaye diyebiliriz. İçeriğinde çok fazla karakter ve detay yok. Bu film benim favorilerimden birisi. Çizimleri konusunda herkes şapka çıkartmayı kabul eder ama bununla birlikte filmin ayrı bir yeri daha var, her şey çok gerçekçi. Mesela küçük kardeş Mei tam da onun yaşındakilerden beklenecek şekilde hep ablasını taklit ediyor. Eve ilk geldiklerinde ablasının peşinden koşup o ne yaparsa aynısını tekrar ediyor. Yine o yaşlardaki çocukların büyüme sevdasını olabildiğince gerçekçi gösteren bir örnek vermek gerekirse, yere düştükten sonra ağlamadığı için ablasına "Ağlamadım, usluyum değil mi?" diyor. Annesinin hastalığı arttığı için bir süre daha gelemeyeceği haberini alınca herhangi mantıklı bir sebebi olmamasına rağmen "Hayır!" diye tutturuyor. Annesi için topladığı mısırı uzun bir süre ona vermek için bir çocuk saflığıyla bir an bile olsun elinden bırakmıyor. Bu gibi detaylar benim çok dikkatimi çekti. Bunlar tam olarak bir çocuğun yapacağı şeyler. Miyazaki filmi yaparken çocukları çok iyi izlemiş olmalı.
      Mei'nin ablası Satsuki de tam bir abla. Kardeşini anneleri hasta olduğu için neşelendirmeye çalışsa da aslında o da hala bir çocuk. Bununla alakalı filmdeki büyükanneyle su çeşmesinde konuşurken düşüncelerinin bir anda büyüyüp patlayarak onu ağlatması çok gerçekçiydi. İnsan gerçekten de belirsizlik üzerine konuşurken eğer düşünmeye devam ederse tıpkı filmde gösterildiği gibi çaresizlik duygusuna kapılıyor.
      Nineye gelecek olursak, herhalde japon nineleri tıpkı bizim Türkiye'deki nineler gibi. Filmdeki ninemiz de yaşlı ama çalışkan ve sevecen bir kadın. Yeni taşındıkları evin komşusu ve onlara evi temizlemek için yardıma geliyor.
      Filmin en hoş taraflarından birisi, filmdeki büyük karakterlerin hepsi bir çocukla nasıl konuşacağını çok iyi biliyor. Mesela Mei, Totoro'yu ilk gördüğünde bunu babası ve ablasına kanıtlayamayınca morali bozulup "Ama gerçekten gördüm" diye huysuzlaşıyor, bunun üzerine babası "Yalan söylediğini düşünmüyoruz, muhtemelen bu ormanın ruhu ile karşılaştın." diyerek hem çocuğun gönlünü alıyor, hem de daha çok heyecanlanmasını sağlıyor. Annelerini ziyarete geldiklerinde evin hayaletli oluğunu söylediklerinde anneleri "Onları görmek için sabırsızlanıyorum" diyerek onları ciddiye aldığını gösteriyor. Bunlar bence çocuklarla iletişimde önemli şeyler. Çocukların kendi dünyalarındaki düşüncelerini ciddiye alıp onların bu dünyalarına katılmak.
      Miyazaki filmlerinde her zaman şintoist ögelerin olduğunu söylerim. Bu en çok da doğaya saygı olarak filmlerine yansır. Bu film küçük bir çocuğa doğayı nasıl sevdireceğini iyi bilen birisi tarafından yapılmış belli ki. Az önce anlattığım gibi hayalet gibi normalde korkutucu olan şeylere bile anne "Onları görmek için sabırsızlanıyorum" diyerek karşılık veriyor. Zaten bu inanca göre de doğadaki iyi veya kötü her şeye saygı duymalısınız. En azıdan ben böyle biliyorum. Prenses Mononoke filminin başında da biraz önce kendilerini öldürmeye çalışmış lanetli tanrı onları aşağılayarak ölürken bütün kabile ona saygı gösterip önünde eğiliyor ve huzura kavuşmasını diliyordu. Yani Miyazaki filmlerinde bu hep işlenen bir şey. Her ne kadar inanç olarak aynı olmasak da Miyazaki'nin filmlerinden bir düşünceyi karşı tarafa nasıl aktaracağımızı öğrenebiliriz.
      Okuduğunuz için teşekkür ederim.

      Son olarak filmin çok sevdiğim şu müziğini dinlemenizi tavsiye ederim.
      :thumbup:
    • Çok güzel bir anime filmi. Çocukluğumdan beri arada açar izlerim. İlk izleğimde küçük kardeşin kaybolduğu kısımda Totoro'nun, Kedibüs'ü çağırıp yardım ettiği sahne ve kızların annelerini ziyareti beni çok mutlu etmişti.