En Son İzlediğiniz Animeler ya da Okuduğunuz Mangalar ?

    • ??
    • manga
    • anime!

    • Saiki Kusuo no Ψ-nan

      2. sezonu bitmek üzere olan anime. Açıkçası puanını görünce, klasik yeni serilerin abartılması durumu sanmıştım ama son zamanlarda izlediğim en iyi animelerden birine denk gelmiş oldum. Hala kararsız durumdayım, izlediğim anime komedileri arasında en sevdiğim bu olabilir bundan önce baka to test derdim. Animeyi gözümde bu kadar iyi yapan şey ne derseniz, komediyi iyi yapan şeyle aynı sebep derim. ''Kaliteli, iyi düşünülmüş espriler.''

      Mangaka-san to assistant to the animation

      Başka amaçlarla izlemeye başlamıştım ama fena olmayan bir komedi animesi ile karşılaştım. Önerir miyim bilemiyorum. Biraz aynı şeyin üzerine mizah yapma hastalığına sahip. Yinede eğlendiriyor.


      Little witch academia

      11 yaşındaki kuzenimle izleyecek anime ararken karşıma geldi. Harry potter izlerken aldığınız zevkleri alırsınız bu seride, tek farkı japon kafası olması. Birde harry potterdan farklı olarak yan karakterlere kat kat daha fazla önem veriyor ve daha iyi evren kuruyor. Ama harry potterdan daha çocuksu bir havaya sahip, belirli yaşı geçince çok bayabileceğiniz yerlere sahip.


    • En son bitirdiğim anime Mushishi her yönüyle mükemmel bir eser gerek sanat yönetmenliği olsun çizim ve ses kalitesi olsun. Yolculuk animelerini seviyorsanız sakın kaçırmayın. Doğa hasretinizi giderecek ve insanlık hakkında acı ama gerçek derslerle sizi rahatlatacak eşi benzeri olamayan bir deneyime hazır olun.
    • 3-gatsu no lion


      Biraz önyargım vardı, sonra shaftın yaptığı dikkatimi çekti. Baştan söyleyeyim önyargımın nedeni romance, slice of life türlerine verilen gereksiz fazla puan. Ama bu seri gayet güzel çıktı. Mangakası 51 yaşında bir kadın olduğundan tüm olgunluğunu seriye yansıtmış resmen. Çok sıcak, samimi bir hikayesi var. Birde üstüne shaft ustalığı eklenince ortaya şaheser çıkmış. Puanım 88dir. Oda daha final yapmadı diye.

      Sankarea



      Animesi gayet güzel gitsede, mangadan ufak değişiklikler yapıp kendince bir son ayarlasada, asıl hikaye mangada. Manga tanıtım animesi olsada gayet özenilmiş bir animeye sahip. İsterseniz animeyi bitirip mangaya devam edin(sonu yok animesinin havada bitiyor).

      Orjinal bir romantizm serisi ama tek başına iyi fikir bir seriyi iyi yapmıyor. Fikir orjinal olsa da ki bu fikri gayet iyi yansıtıp güzel bir final yapsa da, orjinal fikir aslında çokta çekici değil. 76 vereceğim bir seri kendileri. Orjinal bir romantizm hikayesi okumak istiyorsanız öneririm.

      Mesaj düzenlendi 1 defa, son düzenleyen Mergen ().

    • Grand Blue

      Yaz sezonunda izlediğim en iyi animelerden bir tanesi. Gerçekten güzel bir komedi. Rastgele komik anlar dışında, izlediği bir hikaye de var ve benim açımdan bir artı bu.



      Boruto: Naruto Next Generations

      Meh. Nostalji amaçlı bakıyorum ve slice of life tarzı da hoş açıkçası. Naruto'yla ilgili güzel olan her şeyin su katılmış hali gibi. Daha kötü olduğu durumlar da var tabii. Ana dramın Naruto'nun evrak imzalamaktan dolayı aşırı yorgun düşmesine bağlı olması çok saçma. Evrendeki bütün çocuklar -Shikamaru'nun koca kafalı veledi hariç- çok şımarık. Sanki dünyanın en büyük savaşlarından bir tanesinin üzerinden 10 yıl değil de, 100 yıl geçmiş gibi. Naruto neslinin çocukları yerine, daha yeni karakterlere -sınıf başkanı vb. gibi- odaklansalar daha güzel olur. Animasyonlar güzel ama dövüşler yavaş ve yaratıcılıktan uzak. Dövüşleri Kishimoto'nun yazmadığı çok net anlaşılıyor. Naruto nostaljisi yaşamayan birisine kesinlikle önermem.



      Michiko to Hatchin

      Gerek sanat yönetmenliği, gerekse de karakterleriyle farklı bir anime. Henüz başlarındayım ve fazla bir yargım yok ama ilgimi çekti. İşini çok iyi yapamaz belki, bilmiyorum. Ancak her türlü yeni bir şey denediği belli ki sırf bu yüzden saygımı kazandı şimdiden.



      Ore no Imouto

      Kimi serilerin lafı o kadar çok sık geçer ki, insan en sonunda oturup izler. Öyle serilerden birisi, Oreimo. Sadece iki bölüm izledim ve üçüncünün başlarında kapadım. Yapılan komediyi aşıyor artık, doğrudan pedofilik bir şey. Buraya koyacak resim ararken seri sonuna dair şöyle bir şey de buldum.



      Boku no Hero Academia

      Animesini izliyordum, mangasına da geçtim. Henüz son 30 bölümü okumadım ama güzel gidiyor. Serinin karakterlerini, her zaman, basit ama başarılı bulmuşumdur. "Piyasadaki shonen boşluğunu dolduracak" tarzı bir şey olduğunu düşünmüyorum çünkü manga piyasası değişti. Dragonball ve peşinden gelen nesile ait büyük shonenlerin devri artık kapandı. Yani bu tarza, eskisi kadar büyük bir talep olduğunu düşünmüyorum. Ancak okuması ve izlemesi oldukça hoş bir seri. Basit yapısının bir çekiciliği var. Bu artısı bir eksi de aynı zamanda. Hemen her şey aşırı basit olduğu için, işlediği şeyler yüzeysel kalıyor.



      Bleach

      Bir şeyi araştırayım derken, son 100-150 bölümü tekrar okudum. Bu sefer ipucu arayan bir şekilde ve neler olup bittiğini çok daha iyi bilerek okuduğum için, ilk seferde gözümden kaçmış olan pek çok şeyle karşılaştım. Yhwach arcı düşündüğümden daha iyi tasarlanmış. Daha doğrusu, hikaye işleyişiyle ilgili klasik sorunlar gene mevcut ama lore açısından aşırı derecede zengin. Bir ara üşenmezsem uzun bir yazı hazırlayacağım ve Kendi Dünyandan Korkamazsın light novel'ına falan da başvurarak, neler döndüğünü açıklayacağım. Şimdilik, meraklısı için, şu reddit başlığı ve bu başlıklar (link 1, link 2) oldukça aydınlatıcı.

    • Bunu galiba 1-2 haftalık bir rutine çevireceğim.


      Medaka Box

      Yetenek ve deha konusuna bakış açısıyla başta baya ilgimi çekti açıkçası ve yardım etme konsepti ile güzel biraz abartılı bir slice of life serisi geliyor dedim. Ta ki finallere doğru baya dragon balla bağlayana kadar. Seri aslında konu ve başta ki tarzıyla sıradan insanların dramlarını çözen herşeye kadir superman gibi bir karakterle başlasa da, sonradan kişisel dramlar yerine başkarakterin hayvani güçleri ve diğerleriyle mücadelesi öne alınıp diğer olaylar arka plana alındı. 2. sezonu bu durum dahada göz önüne çıkacak diye izlemiyorum açıkçası. Belki bu konseptle de tatlı bir konsept çıkarabilir ama başta dediğim havada gitse kat kat daha iyi yerlere gidebilirdi bence. Puanım 71



      Erased

      Değerlendirmeden önce kısa serilere bir bakış açımı söylemem gerekiyor. 20 bölüm altı serilerin büyük bir avantajı var diğer serilere göre. Bu avantaj ise arka planı fazla doldurmadan, ayrıntıya girmeden ana konuyu boşluk vermeden size sunabilmesi. Bu avantajları yüzünden 9un üstü puan vermem bu serilere, isterlerse başyapıt olsunlar. Seriye gelecek olursak, seri aslında 3 çocuk karakteri de ele alsa daha ilginç olabilirmiş ama ilk kıza çok odaklandığından malesef izleyenler ana kız karakteri yanlış anlıyorlar. Bu yüzden serinin bu sıcak, duygusal anlatımıda kendi ayağına sıkarak milleti kızdırıyor ama onun dışında zaten başkarakterin asıl zaman çizgisini az çok aklınızda bulundurursanız, gayet doğal bir gidişi var. Ve sevdiğim tarzda bir bir güzel finali var. Oyun aleminde witcher 3ün imparatoriçe sonu gibi buruk ama herkes ve karakterler için en iyi son tarzı. Buruk ama mutlu. Seri kısa ve ne hakkında konuşsam spoiler olacağı için, myanimelist gibi yerlerde okuyacağınız yorumlara aladanmayın diye sonu ve karakter hakkında bilgi vererek fazla uzatmamak istedim açıkçası.

      Onun dışında seri bir iki yerde ufacık yerlerde buglara sahip olsa da genelde çok güzel bir tablo görüyoruz. Fazla eleştirileri savunmuş gibi olsamda benim ilk 50 anime listeme girebilecek kadar iyi bir animedir. Puanım 82 ve ek olarak slice of life kategorisinde 3-gatsu no lionun zirvede olduğu ilk 3üme girdi gibi. Başkarakterin çizer olması da avantajı tabi :rolleyes:


      Outbreak Company

      Bu seriyi övsem mi, övmeyip fena değil deyip geçsem mi bilemedim açıkçası. Kapaktan da anlaşılacağı gibi düz bir isekai animesi gibi dursa da(ki özünde öyle) güzel bir komedisi var. Ostlerinde biri bu hatta;

      Çok tuttuğum 2-3 tane kaliteli esprisi olsa da(ki bunlardan birisi benim artık beynimden hayatta çıkmaz) son 2 bölümünde altyapısının güçsüz olmasından dolayı açık veriyor ama özünde bunun zaman geçirmelik bir seri olduğunu unutmazsanız takılmazsınız. Puanım son iki bölümde kendini ciddiye almasından dolayı 73, ciddiye alacaksa 24 bölüm yap gate gibi bir şey yap sonuçta. Ki gate bu serinin kaliteli versiyonu olur desem yeridir. Konsept aynı çünkü. Büyük ihtimal bunu izleyen veya okuyan arkadaş, ben bunun iyisini yaparım deyip yapmış gatei. He gate de puanım 77-78 o kadar da farkı yok yani. Buda son 2 bölüm girmeyip ful komedi olsa 74-75 der bırakırım.


      Bu arada puanlamam biraz boldur benim, okuyan insanlara uyarım olsun. 7inin altı artık izlenmez kısmına girer benim için. 6ının altı berbattır, 5in altı utanç ve nefret kaynağıdır. 7-7.5 arası zaman geçirmelik fena olmayan serillerdir. 7.5-8 arası yine zaman geçirmelik ama kendince de bir kalitesi olan serilerdir. 8-8.5 arası izlenmeye kesinlikle değer kalitesi olan ama bir iki yerde hatası olan serilerdir. 8.5-9 arası izlenmeden geçilmesi büyük günah sayılabilecek serilerdir. 9 üstü artık benim fanlığıma giriyor, bir iki tane eser cidden hak ettiğinden 9 üstü alır bende. Genelde monogatari,ttgl,ergo gibi fanı olduğum eserler 9 üstüdür bende. 9-9.5 arası çok sevdiğim ama gözardı edemediğim hataları olan, 9.5-10 ise gözardı edilebilecek hataları olan kusursuza yakın işler. Ha niye bol puan yapıyorum? Malesef artık tüm siteler böyle, o yüzden fazla kafa karışmasın ha bu adam 8 vermiş ama infinity war 9 o zaman o daha iyi film denmesin diye yapıyorum. Bir 0.5-1 puan bol atıyorum puanı.

      Not= Bir ara ergenliğimde izleyip beğendiğim ama bende zirveyi oynamayan büyük eserleri tekrar izlemeyi düşünüyorum akira, evengelion gibi.

      Mesaj düzenlendi 2 defa, son düzenleyen Mergen ().

    • İki mangada güncele geldim. Biri aylık biri haftalık sanırım.

      Aylık olan : Gleipnir



      Gleipnir, epey tuhaf, ecchi öğelerinin yanı sıra, hayatta kalma, fantezi, doğa üstü, shounen, seinen gibi janralara da girip çıkıyor denilebilir. 2 Protagonist olayını çok gördük pek çok seride ancak bunlar genelde zıt karakterli 2 kız ya da 2 erkek oluyordu. Burada bir kız, bir erkek şeklinde ve et-tırnak gibi ayrılmaz bir birliktelikleri var. Başka serilerde yazar baş karakteri karşı cinsden shipleyebileceğiniz ihtimalleri gösterir ve son ana kadar kimin kime gittiği biraz muammadır. Burada öyle bir durum yok. Shuichi ve Claire bir bütün.

      Buradaki doğa üstü güçler ve büyü sistemi de bir tuhaf. Mangaka bir yerlerden çarpmadıysa gerçekten orijinal bir iş yapmış. Elbette benim için biraz fazla melankolik ergensel havası var serinin. Yine de 30 sayıyı 2 günde bitirip güncele geldim. Çok düzensiz çıkan bir seri olduğunu görünce biraz üzüldüm.

      Şimdilik 7/10 ile girdi radarıma.
      __________________________________________________________

      Haftalık olan: Marry Grave


      Bu seri nasıl olay olmadı bilmiyorum. Trigun'ın fantastik versiyonu diyebilirim. Orta Dünya elementlerinden tut, mitolojilere oradan tut, zombilere vsvs. Burada da çift baş karakter var. Biri şimdiki baş karakterimiz Sawyer, diğeri ise Sawyer'ın şimdiki çıktığı yolculuğa yıllar önce çıkmış olan karısı Rosalie. Flashbacklerde baş karakter Rosalie iken günümüzde Sawyer. Sawyer'ın geçtiği yerlerde Rosalie ile ilgili hikayeler duyması vs çok hoş oluyor.

      Şu an ise son 4-5 bölümdür bu ikilinin geçmişi ve nasıl tanıştığını anlatan bir arc işleniyor.

      Çizim tarzı, evreni yansıtışı, karakterizasyonlar, drama ve komedi arasındaki denge vs.her haliyle epey keyif aldığım bir yolculuk ve macera hikayesi oldu.

      8/10 ile radarıma girdi.
    • Tatilden döndükten sonra toplu yazayım dedim;



      Ore ga Ojousama Gakkou ni "Shomin Sample" Toshite Gets♥Sareta Ken

      Yani düz ecchi animesi, fazla anlatacak birşey ok. Yer yer bazı esprileri gülümseme yaratıyor, zaman geçirmelik tadında bir harem serisi puanım 70



      Hinamatsuri

      Komediye odaklı bir seri olduğunu düşünmeden izlemeye başladım, komedi tagi olsa da o puanla bu kadar az bölümde komediye odaklanması garip olurdu. Ki öyle komediye tam olarak odaklanmıyor. Gintamanın başlattığı komedi yapalım ama bir taraftan da ciddi dram yapalım. Hem gülüp, hem ağlayalım ki karakterlere iyice bağlanalım akımını takip ediyor. Tek farkı gintama gibi bunu uzata uzata yapmak yerine inanılmaz konsantre ve gayet sağlam yapıyor. Devamı gelir, karakterleri gayet özgün, sizi baya güldürebilecek ama bunu bir saiki gibi sadece absürt komediyle değil yer yer minik durum komedileriyle yapacak bir seri. Ha birde birçok başrol karakter olmasından dolayı, özellikle çocuk karakterlerin başından geçenler baya trajikomik. Puanım 79



      Aishen Qiaokeli-ing...

      Gelelim beni en çok şaşırtan çin ecchi,harem animesine. Çin serisi olduğunu bilmeden başladım açıkçası bir önyargım vardı ama çince alışınca japonca kadar olmasa da hoş gelen bir dil.

      Çinliler yapınca klişe ecchiden tamamen çıkmışlar. Daha doğrusu klişe ecchi konseptini kullanıp, onun saçma yerlerini sorgulayıp, daha absürt hale getirmişler. Başkarakteri gayet olaylara mantıklı yaklaşan, zeki bir tip. Hep denir ya harem serisinin başkarakteri zeki olsa hentai olurdu diye. Ha işte burda ki kız karakterleri aşırı dokunursan götürdüğü getirdiğinden fazla olur cinsinden olduğundan, başkarakter mümkün olduğunca kaçıyor. Son bölümlerde drama ekleyince lan yerini bil ecchi serisin sen desem de gayet iyi kalitede dramatik bir hikayede sundu seri baya şok etti açıkçası beni. Olay temelinde cupidin çikolotasını yiyen kızların, bizim oğlana koşulsuz aşık olmasını ele alıyor. Ayrıca karakterler büyülendiğinden absürt gerçeklikler yaratabiliyor. Misal bir kızın 2 çocuğu var. Biri hamileyim diye geziyor. Başkarakterimizde bu kızlar hayatımı karartıcak derdiyle büyüleri bozmayı çalışıyor. Ve kızların dramatik altyapıları ortaya çıkıyor. Son bölümde ki kıza kadar çok düz, eğlencelik şeyler olsa da bu hikayeler, son kızın hikayesi gayet ilgi çekiciydi. 2. sezonu da gelecek bu arada ve yeni kızlar olacak sürekli. Büyü bozulunca aşkta gidiyor bu arada. Kalıcı harem yok yani. Puanım 78



      Mahou Shoujo Madoka★Magica

      Tatilde telefonuma, ne olur ne olmaz, elimdekileri hızlı tüketirsem yedek olarak bu anime olsun diye öylesine yükledim ama karşıma ilk 10uma girecek kadar iyi bir anime çıktı. Ki bunu 500ü aşkın anime deviren biri olarak söylüyorum ki uzun zamandır ya japonlar iyide artık klişe konseptleri sürekli tekrarlıyorlar, yenilerden güzel birşey yok der demez, beni yine haklı çıkaran ve tabi ki sao öncesi 2011 senesi yani güzel animelerin sık sık çıktığı dönemlerden bir anime karşıma çıka geldi. Büyücü kız konseptini sen nasıl buralara bağladın, nasıl böyle güzel bir dramatik öykü bize sundun, karakterler arası diyalogları nasıl bu kadar iyi yazdın, çocuk lan bunlar. Animasyonları harika,sanat tasarımları harika, müzikleri harika(hala aklımda çalıyorlar,yıllar geçse de kalacak hatrımda). Kısa anime olmasa 10 verirdim. Ama önceden yazdığım gibi kısa animelerin haksız bir avantajı var o yüzden benden alacağı puan kısa animelerin maximumu 90. Ve ilginçtir buda shaft. Shaftın 4 animesini izledim, biri dışında hepsi 85 üstü aldı bende. Shaftı artık favori stüdyom ilan ediyorum. Ve demeden edemeyeceğim izlerken kaç vereceğimi şaşırdım ve bazı bölümleri tekrar tekrar izledim. Ve tekrar izleyince, kaçırdığım çok güzel diyaloglar keşfettim. 83 ile başladım 90a kadar çıktı tekrar tekrar izleyince. Bazı şeyleri açıklamadıklarını düşünüyordum,meğer benim cep telefonundan izlememden dolayı bazı diyalogları kaçırmammış. Ki baya diyalog kaçabiliyor, her söylenenin bu kadar dolu olduğu çok az anime var.







      Zıppy Ziggy

      Yani güzel bir komedi manhwası. Konusu gayet özgün ve cidden kahkaha attığım yerleri oldu. Ama son 30-40 bölümü okurken, bıraz baydığımı fark ettim. Tam nedenini anlamasam da temelinde sürekli yeni düşman yaratıp, onu saçma sapan şekilde yendirtmesiydi. Bir yere kadar komikte arka arkaya yapınca, tamam bitir hadi be ya moduna girdim. Ama sırf bu yüzden eğlendiğim yerleri görmezlikten gelecek değilim. Puanım 77




      Kimi no Na wa

      Film dua etsin fena değil yoksa o abartı puanı yüzünden saatlerce sövebilirdim. Romantizm animelerinin puanına pek dikkat etmem çünkü insanlar kolay etkilenen varlıklardır ve romantizm gibi insanı çok şahsi vuran bir kategoride insanlar gereksiz abartılar yapabiliyor. Ama bu anime myanimelistin 2. sırasında be, bu kadarı da yuh artık. Çizimleri güzel,animasyon iyi ee peki? Bu iyi yapmıyor ki bir seriyi.


      Fazla spoiler olmadan kasabalı bir kızla,tokyolu bir oğlanın ruhlarının yer değiştirmesini konu alıyor seri ve seri bir yerde sizi güzel şaşırtarak sözüm ona dramatik bir öykü sunuyor. Ama karakterler arası diyaloglar zayıf, karakterlerin aşkına inanasınız gelmiyor, aynı erased gibi arka planda açıklanmayan bir güç var ve bu güçün üzerinde çok fazla durdukları için erasedin aksine çok göz batıyor. İyi bir romantik seri izlemek istiyorsanız toradorayı öneririm. Karakterlerin birbirini neden sevdiklerinin altyapısı güçlü olmalı ki sende bağlantı kurabilesin o karakterlerle ama kimi no na wa da bu olay na mümkün. Karakterler çok boş ve bunun nedeni tabi ki izleyenlerin karakterlerin yerine kendisini koyabilmesi ama o puanı hakedebilmen için senin cidden olgun bir aşk göstermen gerekiyor, liseli aşkı değil. Ve olayların çözümü çok basit ve havada oluyor. Oda iyice gıcık ediyor insanı. Daha kıyas yapardım ama artık spoilera gireceğinden iyi yanlarından bahsedeyim azda olsa. Seride animasyonlar ve ortam manzaraları iyi olduğundan karakterlerden çok etrafa bakar hale geliyorsunuz. Ki karakterler fazla konuşmuyor(konuşacak karakterleri yazmamışlar çünkü) bu yüzden etrafa ve karakterlerin etkileşimlerini sizde hisettirmeye çalışıyor seri. Keşke şu konsepti film yapacaklarına 24 bölümlük dramatik bir öykü anlatmaya kullansalardı. Karakterler ağlıyor bu arada ama niye ağlıyorlar, neye üzülüyorlar, onuda anlamış değilim. Duyguları size geçmiyor, tabi duygusal olgunluğunuz belirli seviyenin üstündeyse. Yoksa bu animeyi türk televizyonlarında oynat, masterpiece diye alkışlanır saatlerce. Çünkü yüzeysel olarak her türlü duyguyu yaşatırıyor sana, zaten kızdığım olayda bu duygu sömürüsü olan, yüzeysel ve benim en çok önem verdiğim karakterleri hiç önemsemeyen bir anime. Puanım 74dir oda güzel tarafları olmasından dolayı ama kötü yanları ve abartılı yorumları o kadar göze batıyor ki övesim gelmiyor. Animenin puanı 8 falan olsa iyimiş lan, eğlendim, konuda güzel, çizimler güzel der geçerdim. Ama sen ..... neyse

      Mesaj düzenlendi 3 defa, son düzenleyen Mergen ().


    • Aruku Hito (The Walking Man)
      Jiro Taniguchi adlı manga ustasının en ünlü eseri olan Yürüyen Adam'ı okudum çok ilginç bir manga deneyimiydi. Herkesin zevk alabileceği bir eser değil ancak okuduğum en şahsına münasır eserlerden biriydi. Ve ben çok zevk aldım. Bir oldukça kısa ve az bölümlerden oluştuğu için okurken insanı sıkmıyor da.