Euro 2020 Genel Tartışma ve Sohbet Başiığı

    • Euro 2020 Genel Tartışma ve Sohbet Başiığı

      Turnuvaya dair sohbet ve tartışmaları burada yapabiliriz ancak seviyeyi düşürmeden. Bu arada bu TRT1 sunumuyla ve bu milli takımla ben bir maçımızı daha izler miyim emin değilim.


    • Kaçırdım maçı ya.Ama duyduğuma göre bizimkileri sağ şeritten sol şerite koymuşlar (tahmin etmiştim aslında).Diğer ki maç İsviçre vs Galler ya Galler alır yada 0-0.İşin içine Galler girince hep böyle oluyor.

      Nabu yazdı:

      Bu arada bu TRT sunumuyla ve bu milli takımla ben bir maçımızı daha izler miyim emin değilim
      TRT mi ? O kadar mı kötüydü yav.Tabi işin içinde TRT olunca şaşırmadım pek.
    • İtalya - Türkiye maçının ikinci yarısına bakamadan yattım ama ilk yarıda oynadığımız oyundan ikinci yarıda gol yiyeceğimiz belliydi. İlk yarı için konuşmam gerekirse; İtalya bizi 1. alanımıza ve 2. alanımıza tıkadı. Yabancıların 'half-space' dedikleri alandan Insigne ve Berardi iyi pozisyonlar yakaladı, özellikle Spinazzola ve Insigne'nin bulunuduğu kanattan baya iş yaptılar. Öyle bir orta-saha, kanat ve kanat-bek kadrosu ile beklenilecek bir şeydi bu, oyun planımız bu saldırıları arasından preslerini kırıp tek toplar ile kontra atağa çıkmaktı ama tüm yarı boyunca 2-3 kere düzgün bir şekilde baskılarını kırabildik, kalelerine düzgün bir top atamadık bile. Ayrıca, Hakan hem Milan da hem de Türkiye Milli Takımında kanat rolünde iş görmüyor, yetenekleri 10 olarak oynamasını en iyi kılıyor ki bu sezon çok başarılı olduğu Milan'da da o görevi görüyor.

      Fakat, İtalya'ya yenilmek utanç duyulacak bir şey değil, 2.5-3 yıl gibi bir süredir yenilmeyen bir takımlar. Teknik açıdan inanılmaz bir kadroları var. Şu an odaklanılması gereken şey Galler'i ve İsviçre'yi yenmek ki yenebileceğimiz iki takımlar.
    • teddybear01 yazdı:

      İtalya'ya yenilmek utanç duyulacak bir şey değil
      Yenilmek değil ama ezilmek evet öyle. Turnuvanın en genç takımısın bari kondisyon olarak, press olarak bir fark koy hadi oyun olarak koyamıyorsan bile. İtalya'nın 37 yaşındaki stoperi bizim kadronun tamamından daha çok koştu. Bizim takımda bir allahın kulu sorumluluk almadı, opsiyon ve insiyatif kullanmadı. Bİr tek Melih bir sorumluluk aldı, topu göğsüyle kalecinin önüne düşürmek istedi o da kaleye gol. Oldu onun haricinde bir oyuncunun çıkıp da bir pozisyona dair bir insiyatif kullanabildiğini, bir sorumluluk aldığını görmedim. Her şey de kenardaki teknik direktör değildir. Saha içi bir lider gerek yani ve belli ki kimse o olaya el atmak istemiyor .Hakan Ghost mod açtı bildiğin. Ayağımda top tutacağım diye ödü koptu. Yusuf desen öyle.

      Yıllardır bu kadar fazla avrupanın elit takımlarında ilk 11 çıkan oyunculardan oluşan bu kadar genç ve başarılı bir kadromuz olmamıştı diye gazladınız milleti. İtalya'ya bu şekilde yenilirsen utanmak zorundasın. Rekabetçi Spor dediğimiz şey bunu gerektirir.

      TRT1'e de kafam girsin ! Tekrar aklıma geldi de, Allahın yerli ve milli göt kılları !

      Sirius yazdı:

      TRT mi ? O kadar mı kötüydü yav
      Kötü kelimesi, TRT'nin spor yayıncılığı performansı yanında çölde bir vaha gibi kalır.
    • @Nabu
      Her cümleye katılıyorum.Bu kadar ezilmek hele de final hayallerinin kurulduğu bir turnuvada kabul edilemez.

      Ayrıca taktik,teknik,fizik her anlamda bu kadar yerlerde olmamızı da kabul edemiyorum.Birçok oyuncumuz büyük liglerde şampiyonluğa oynayan takımlarım bir parçası.Ama ikili mücadele bile kazanamıyorlar.

      İtalya ya da ayrı bir yer vermezsek ayıp olur.Gerçekten çok iyi oynadılar.Turnuva favorilerimden biri haline geldiler dünkü maçtan sonra.
      .
    • Belçika'nın Denayer yerine Boyata ile başlaması şaşırttı. Anladığım kadarıyla bunu Boyata'nın, Denayer'den bir kaç santim uzun olması nedeniyle yaptı; kafa toplarına Dyzuba'ya topu kaybetmemek amaçtı. Bunda çok başarılı olamadı ama başarılı olmasına da gerek kalmadı, Rusya pek bir şey yapamadı. Belçika ilk iki golü attıktan sonra oyunu kendi kontrolü altına alıp yavaş bir tempo ile oynadı, haklı bir şekilde ilerideki maçlar için enerji korumak istedi.

      Lukaku maç boyunca çok iyiydi, sırtı kaleye dönük bir şekilde çok iyi oynadı. Attığı iki gölün üstüne en az iki tane daha kilit pas yakaladı, bu maçtan 1-2 assist ile de ayrılabilirdi.

      Mertens tüm maç boyunca görünmezdi, oyundan çıkarken varlığını unutmuştum bile. Hem milli takım hem de Napoli için değerli bir oyuncu ama bir dahaki maç ile birlikte KDB takıma gelince Martinez ne yapacak bilemem, özellikle sol tarafta Thorgan Hazard ve Carrasco çok iyi bir ikili olmuşken.

      Finlandiya'nın Danimarka'yı yenmesi ile B grubunda ilginç bir durum oluştu. Danimarka ikincilik için favori duruyorken bir anda çok kötü bir pozisyonda kaldı. Rusya'yı yenip, Belçika ile berabere kalmaları lazım. Eriksen'in durumu ve Danimarka'nın şu anki morali ile ne kadar mümkün bilmiyorum
    • İyi oldu geçmiş olsun. İtalya'nın bize bunu yapması normal, İtalya'ya yenilmek ayıp değil gibi sporun rekabetçi ruhuna ters bir tavır gösterirsen Galler'e de yenilirsin. 2 maç 5 gol yenildi. Galler ile berabere kalan isveç, İtalya'dan bir gol yedi. Macaristan, Portekizi ilk 75 dk 0-0 da tuttu.

      Şenol Güneş sınıfta kaldı mı ? EVET. Ancak, bence burada en göze batanlar bu sözde en iyi jenerasyon denilen ruhsuz oyunculardır. İtalya gibi teknik ve de formda bir takıma karşı alınan sonuç hocanın çalışmamışlığına rakibin gücüne bağlanabilir ok. Ancak, Galler'e karşı 7-8 adet Avrupa'nın önemli takımlarında ilk 11 oynayan bunlardan bazıları avrupa futbolunda "yıldız" isimler denilebilecek bir kadron varsa. Oyuncular sorumluluk alır, insiyatif kullanır gene Galler'i yener ya bu nedir ?

      Sergen farkı (elbette Lucescu da var) ile 2003 BJK, Chelsea yenebiliyorsa bu takımda Galler yenerdi bu da teknik direktöre çevirilmez yani. Şimdi herkes Şenol hocanın kellesini istiyor :D Bizim futboldan bir halt olmaz. Şenol-Denizli-Kocaman-Terim loop'unda dönün durun anasını satayım.
    • Türkiye - Galler:

      Türkiye'nin turnuvası çok büyük ihtimalle burada bitti. İsviçre bize ve İtalya'ya yenilirse bile gol farkı yüzünden en iyi üçüncüler arasından çıkamayız.

      İngiltere - Hırvatistan:

      Southgate'in takım seçimi çok garipti. Shaw ve Chilwell gibi avrupadaki en iyi sol beklerden ikisine sahipken Trippier'i solda oynatmayı tercih etti. Trippier iyi oynadı, karşı kanattaki takım arkadaşı Walker'dan çok daha iyiydi hatta ama ters ayaklı bir bekin takılacağı sınırlara da takıldı; sol kanatta korner çizgisinden veya erkenden top yağdıran birisi yoktu. Sterling de bir başka garip tercihti. Bu sene Man City'de son dört yıldaki en kötü zamanını geçirdi, tüm takımın gol atmadaki zorluğu yüzünden takım bir süre İlkay'a dayanmak zorunda kaldı. Buna rağmen Southgate çok iyi bir ikinci yarım sezon geçiren Sancho'nun önünde oynattı onu ve Sancho'yu kadroya almadı bile. Ancak bu tercihleri en azından bu oyun için işe yaradı.

      Maçın oyuncusu benim için Kalvin Phillips'ti, inanılmaz bir performans sergiledi. Henderson sakat olduğu için başladı ama bu maçtan sonra tüm turnuva boyunca takımdaki yerini tutarsa şaşırmam.

      Hırvatistan ise berbattı. Rebic, Kramaric ve Perisic üçlüsü düzgün bir pozisyon yakalayacak herhangi bir fizikaliteden yoksundu.

      Macaristan - Portekiz:

      Silva ve Sanches oyuna girene kadar Portekiz çok kötüydü, herhangi bir pozisyon bulamadan oynuyordu. İkisi oyuna girmese veya ilk goldeki top şansız bir şekilde Orban'a çarpmasa ve sonrasında Macaristan tüm cesaretini kaybetmese berabere bitebilirdi. Ancak top Orban'a çarpıp ağlara girdi, sonrasında yumuşak bir penaltıdan ikinci golü yakaladılar, üçüncü gol ise diğer ikisinin aksine Portekiz'in çok iyi attığı bir goldü.

      İspanya - İsveç:

      %85 topla oynama ve 0 golden daha çok 'İspanya' diye bağıran bir şey var mı ? Hala 10-15 sene öncesinden kalmış bir tarz ile oynamaya çalışıyorlar. Bunun üstüne Morata'nın geçirdiği sezonu ve Moreno'nun geçirdiği sezonu ele alırsak Morata'yı ilk 11'de başlatmak tam bir küfür.
    • Bir avrupa şampiyonasının yarı finali, takımlardan birinin ingiltere olmasına rağmen ingiltere'de oynanması büyük haksızlık, üstüne birde sadece ingiltere'de bulunan danimarkalıların seyirci olma hakkı var. Dışarıdan gelip o stada oturamıyorsun. Tamamen ingiliz taraftarı var yani.

      Penaltı belki ağır çekimden dolayı penaltı değilmiş gibi görünebilir. Ağır çekim gerçekten çok yanıltıyor, yani görünen tam olarak penaltı değil diyemeyiz. En ufak temasta oyuncuyu engellediğin için penaltı olabiliyor ve dediğim gibi ağır çekim o dokunmayı hafif gibi gösterebiliyor.

      Bunun dışında danimarka'yı tebrik etmek lazım, İngiltere'ye karşı o seyircinin önünde deplasmanda öne geçip, gayet iyi performans gösterdiler. Tabiki teknik direktörün yaptığı hatalar danimarka'yı 90 dakikalık bölümde bitirdi. Sen damsgaard ile dolberg'i 67.dakikada oyundan çıkartıyorsun. Ben gördüm valla bu adamlar hala istekli ve hırslı oynuyorlardı, yorgun gibi görünmüyorlardı. Bunları çıkarması çok saçma o kadar erken bir zaman diliminde skor henüz 1-1 iken, hani önde olursun 2-1 tamamda 67.dakikada daha uzatmalarıda hesap edersek 25 dakika civarı '' en az '' sürecek durumda çıkartıyorsun bu adamları ( 15'er dakikalık 2 uzatma devresini saymadan ) . Damsgaard ve Dolberg devam etseydi, uzaktanda olsa kaleyi gördükleri anda şutu çekip etkili olabilirlerdi ( Ki net öyle olurdu bence) . Bu adamların çıkması danimarka'nın hücumunun bittiği andı. Yoksa danimarka genel olarak ilk yarı ve 2.yarının ilk 15-20 dakikasında topu ayaklarında fazla tutmasalarda gayet iyiydi ve İngiltere'ye denk/yakın mücadele ediyorlardı. o erken oyuncu değişikliliklerinden sonra danimarka doğru düzgün 1 tane hücumu yok, topu ayaklarında bile doğru düzgün tutamadılar, anadolu takımlarından bir farkı kalmadı desek yeridir. Uzatma devrelerinde 2-1 yenik düştükten sonra bile topu ayaklarında hiç tutmadılar denebilir, bir iki hücum girişim çabaları ( Tabiki hücum denmez ) uğraşları var ama onda bile 2 korner kazanmaktan başka etkileri yoktu.

      Danimarka başından beri benim sempatimi kazanmıştı, ben onları destekliyordum ama şartlar gereği elendiler yapacak birşey yok. O kadar karşı seyircinin önünde, saha dezavantajıyla ve kendi teknik direktörlerinin berbat hamleleriyle turnuvanın finaline gidemediler. yazık oldu..
    • Bu sezon bir çok klübün, özellikle Chelsea karşısındaki City’nin dahil el mecbur kullandığı 3’lü savunma ve 2 OOS’nin kanatlara yakın oynatılması sebebiyle sahaya daha yaygın ve kalabalık çıkma taktiğini çok gördük. Fakat hiç birisi yarı finali görmedi. Futbolu öldürür mü tartışılır ama 4-2-3-1’i öldürr gibi gözüküyor.

      @memoww ile de sanırım 1-2 saat konuştuk yeni nesil futbolu. Çıkış yapan yıldızlar, Pogba gibi klüpte başarısız olan ama milli takımda coşan oyuncuları. Bunun birincil sebebi saha içi serbestlikti. ManU’da tanınmayan bu görevi Fransa’da aldı ve hakkıyla yerine getirdi.

      Gene konuştuğumuz konulardan birisi İngiltereydi. Beckham, Scholes, Lampard, Gerard, Owen, Ashley ve Joe Cole gibi bir nesil olmasalar da. Özellikle geriyi kumanda eden dönemin en iyi savunmacılarından Ferdinand ve Terry gibi stoperleri olmasa da. Ortasaha çeşitliliği ve teknik kapasite olarak üstünler. Ama ne oynadıklarını bilmiyorlar diye. Sürprizler oldu tabi. Ama final az çok belliydi birisi en iyi kadroya sahip, öteki en iyi kadrolardan birisine ve futboluna.

      İtalya biraz daha ağır basıyor ama İngiltere oynarsa, İtalya savunması çökebilir. Zor maç ama turnuvadaki futbolları aynı devam ederse, İtalya kazanır kupayı.