Kitap Okumaya Nasıl Başladınız?

    • Kitap Okumaya Nasıl Başladınız?

      Bu soruyu başka bir yerde görünce, burada da açayım dedim. Kastedilen Cin Ali gibi kitaplar değil, size okuma alışkanlığının kazandırılmasıdır.

      Konuyu başlatan kişi olmama rağmen, benim iyi bir cevabım yok. Okumak, benim için, alfabeyi öğrenmeye başladığım andan itibaren hayatımın parçası oldu. Hatta tersini düşünmek garip geliyor.

      İyiler size yanlış kıyılar ve yanlış güvenler öğretmişlerdi. İyilerin yalanları içinde doğmuş ve büyütülmüştünüz.
      İyilerin her şeyinde yalan ve sahtekarlık var.
    • İlk okul çağlarında La Fontaine ve Ezop Masalları ile başladı diyebilirim. Hemen arından da Jack London'ın önemli eseri Beyaz Diş gelir. Bu üç iş bana okuma aşkını aşılayan şeyler olmuş olabilir bir de ben küçükken çok ansiklopedi okurdum. Deli gibi :D o zamanlar google oydu çünkü :D
    • Yeni

      @NABU gibi bende LA Fontaine ve Ezop masallarıyla kitap okumayı sevmeye başlamıştım. Fabl okumak benim için ayrı bir zevkti o zamanlar. Okuma yazma bilmediğim zamanlar bile evdeki hayvan ve coğrafya ansiklopedi setlerini açar tek tek bakardım. Londra da olan amcamın getirdiği özel bir ansiklopedi vardı içinde çağlar boyunca yaşamış soyu tükenmiş onlarca garip hayvan ve evrim ağacı skalası gibi şeyler vardı çok hoşuma giderdi. Onun dışında ilkokul zamanlarında Evliya Çelebi'nin Maceraları adlı bir masalsı hikayeler içeren 20'li bir kitap serisi vardı hepsini okumuştum.
    • Yeni

      Ankara'nın merkezinde köyden farksız 100 kişilik bir ilkokulda(sakalar ilköğretim) anca kütüphanede olan kitaplara bakıyordum, annemde LA Fontaine in 600 sayfalık bir masal kitabını almıştı bana evirip çevirip tekrar tekrar okurdum. 4. sınıftan sonra daha çok tarihi ve coğrafi özet bilgilerin olduğu atlas kitaplarını elime geçtikçe okurdum.

      Asıl unutamadığım ve bana kitap okuma alışkanlığını yarımda olsa kazandırmış insan 6. sınıfta türkçe hocamdır. Manyak, 150 boylarında, ruh hastası bir kadındı. Beni lost ve walking dead ile dizilere başlatan da oydu. Bize düzenli kitap verir okutturup sorular sorardı. Tabi bu genelde yapılan bir uygulama ama bu kadının farkı ilgi çekici kitaplar okutturmaya çalışmasıydı. Sefiller,sineklerin tanrısı,beyaz diş,şeker portakalı serisi gibi daha lise çağında okutturulan yada sineklerin tanrısı gibi yetişkinken okunacak kitapları bize okuttururdu. Benimde 7. sınıftan itibaren bilgisiyara aşırı yönelmem çok fazla dizi tüketmem ile baya azalmıştı kitap tüketmem ama yinede boş zamanımda kitap okuma alışkanlığını bu hoca kazandırmıştı bana. Oturup birde kitapları bizle tartışır, kendi hayatında yaşadığı garip örneklerle bize hayat dersi vermeye çalışırdı. Sonuçta kadın öğrencilere kaba davranışları, hayatını değiştirmeye yönelik sert tepkileri yüzünden şikayet edilip sürüldü. Zaten kadın 50 kez uyarı aldığı için normal. Ama hayatımda en büyük etkisi olan hoca ve hayatımda en anlamlı tokadı atan insandı kendisi. Tabi ki öyle allahın unuttuğu yerde, her 2 kelimesinden biri amk olan insanların arasından, mafyatik tiplerin okulu bastığı yerden beni azda olsa kültürlendiren insanlardan birisidir.

      Dipnot=Konu dışına fazla çıkmadan hocamı övmek istedim, bulamıyorum kadını adını bile unuttum içime bir yaradır.
    • Yeni

      Okula gidip okumayı söktüğüm anda başladım.

      Daha ilk okulda Dragon Lance, Drakula (Aslında adı bu değil ama konusu buydu) Sefiller gibi 600+ sayfa kitapları okuyordum.

      Kitap bulamadığım için okuduğum kitapları tekrar tekrar okuyordum çocukluğumda.

      Şeker Portakalı, Çocuk Kalbi gibi çocuk kitapları benim için çok önemliydi.

      Ergenliğe kadar sürekli okudum diyebilirim. Daha sonra ise ne yazık ki yavaş yavaş tamamıyle bilgisayar ile değişti kitaplar.

      Mesaj düzenlendi 1 defa, son düzenleyen Earendill ().

    • Yeni

      Orta okul hocam ayda 20 kitap okumak mecburiyeti koşmuştu.O zamana dek pek kitap okumazdım.O kadar diktatör bir kadındı ki dediğini yapmamak ne mümkün.Bir yıl içinde okulda buluna neredeyse bütün kitapları okumuştum.Sonrasında el alışkanlığı olmaya başladı.Sonraları daha çok romanlara yöneldim.Son bir kaç yıldır ise üzülerek söylüyorum ki boş zamanı dolduracak bir aktivite haline geldi.Üniversiteye başladıktan sonra çok boş zamanım olmadığı için çok kitap okumuyorum.Yazları köye gittiğim zamanlar hariç.Benim için dağda veya inek yayarken kitap okumanın yeri çok ayrıdır.Bir başka severim.